marks

Eight, seven, six, five, four three, two, one, mark.

Sekiz, yedi, altı, beş, dört üç, iki, bir, ölçüm.

He said something bad was gonna happen. And he started talking about Mark.

Kötü bir şey olacağını söyledi ve Mark hakkında konuşmaya başladı.

I went to the house, and Clyde wasn't home, but Mark was there, and he killed all those people!

Ben eve gittim, Clyde evde değildi, ama Mark oradaydı ve bütün o insanları Mark öldürdü!

I know that this is a difficult time for you, but Mark Mason was a national hero.

Bunun sizin için zor bir dönem olduğunu biliyorum ama Mark Mason ulusal bir kahramandı.

Mark, this is a really bad place for you to be.

Mark, burası senin için gerçekten çok kötü bir yer.

Five, four, three two, one, mark.

Beş, dört, üç iki, bir, ölçüm.

Yeah. special agents nick martinez and mark dyson Died at the scene here.

Özel Ajanlar Nick Martinez ve Mark Dyson buradaki olay yerinde öldüler.

Hey, Mark, I got a little present for you, right here.

Hey Mark, sana küçük bir hediyem var, işte burada.

This is a big question mark.

Bu büyük bir soru işareti.

But Mark is not here anymore.

Ama Mark artık burada değil.