English-Turkish translations for master:

usta · efendi, efendiler · üstad · üstat · sahip · ana · bey · baş · yenmek · hoca · kaptan · lisans · asıl · patron · yüksek lisans · öğretmen · öğrenmek · amir · mas · temel · yönetici · ustalaşmak · işveren · örnek · other translations

We also found translations for word master in Turkish.

master usta

That's a bad idea, master.

Bu kötü bir fikir, usta.

Young Master sent you a letter.

Genç Usta, size mektup gönderdi.

Master, I'm home.

Usta, eve geldim.

Click to see more example sentences
master efendi, efendiler

So, do you know who this Young Master is?

Sen bu Genç Efendinin kim olduğunu biliyor musun?

But what about madam and Master Peter, sir?

Ama hanımefendi ve efendi Peter'e ne olacak, efendim?

Only until this Master is dead.

Sadece şu Efendi ölene kadar.

Click to see more example sentences
master üstad

Master help me, please!

Üstad Lütfen bana yardım et!

I was wondering when you'd find me, Master Jedi.

Beni ne zaman bulacağınızı merak ediyordum, Üstad Jedi.

Master Shaw, this way.

Üstad Shaw, bu taraftan.

Click to see more example sentences
master üstat

He's a master thief, a master, and a great man.

Usta bir hırsız, bir üstat, ve harika bir adam.

You can't help me, master.

Bana yardım edemezsiniz Üstat.

Is Master Shakespeare not handsome?

Üstat Shakespeare ne yakışıklı ama.

Click to see more example sentences
master sahip

Give me another chance, Master!

Bana bir şans daha ver Sahip!

I got a new master now.

Artık yeni bir sahibim var.

Found her, Master.

Onu buldum sahip.

Click to see more example sentences
master ana

It's all part of my secret master plan.

Tüm bunlar benim gizli ana planımın bir parçası.

Is this the master bedroom?

Bu ana yatak odası mı?

Sam and I are taking the master bedroom.

Sam ve ben ana yatak odasını alıyoruz.

Click to see more example sentences
master bey

Ladies and gentlemen, Master Justin and

Hanımlar ve beyler, Efendi Justin ve

This is special agent Masters, A.T.F.

Bu bey özel ajan Masters, A.T.F.

Master Guan, please don't get me wrong

Guan Bey, lütfen beni yanlış anlamayın

Click to see more example sentences
master baş

You've got the master key right?

Baş anahtar sende var değil mi?

Abbot, Master Wu Ren and Brother Dao Kong

Baş Rahip, Wu Ren hoca ve birader Dao Kong

Master, these farmers are in trouble.

Üstad, bu çiftçilerin başı dertte.

Click to see more example sentences
master yenmek

Master, dinner is ready.

Efendim, akşam yemeği hazır.

Master, Yeo Wool said she wants to have dinner all together.

Usta, Yeo Wool hep beraber akşam yemeği yemek istediğini söyledi.

A master chef like you, eating my lunches.

Sizin gibi usta bir şef, benim yemeklerimi yesin.

Click to see more example sentences
master hoca

Abbot, Master Wu Ren and Brother Dao Kong

Baş Rahip, Wu Ren hoca ve birader Dao Kong

Master Wu Ren.

Wu Ren Hoca.

That's Avery, another dive master.

O Avery, başka bir dalış hocası.

Click to see more example sentences
master kaptan

'My master Captain Michael made me.

Beni efendim, Kaptan Michael yaptı.

Captain Solo, have you seen Master Luke?

Kaptan Solo, Usta Luke'u gördün mü?

Mirror Master, Captain Cold.

Ayna Ustası, Kaptan Soğuk.

Click to see more example sentences
master lisans

Yeah, because you have a master's degree in psychology.

Evet, çünkü senin psikoloji yüksek lisansın var.

I have two master's and a phd from mit Specializing in virology and biogenetics.

MIT'de viroloji ve biyogenetik dallarında iki defa yüksek lisans, bir defa doktora yaptım.

What is your master's thesis about?

Yüksek lisans tezin ne hakkında?

Click to see more example sentences
master asıl

So, how's the master plan going?

Peki, asıl plan nasıl gidiyor?

No, Master, never,

Hayır efendim. Asla.

No, Master, I would never betray him.

Hayır, sahip. Asla sana ihanet etmem.

Click to see more example sentences
master patron

Not yet, Master.

Henüz değil patron.

Master, master he's her boss

Efendim, o kızın patronu.

Master, this Bull Devil is tough.

Patron, bu şeytan boğa çok güçlü.

Click to see more example sentences
master yüksek lisans

Yeah, because you have a master's degree in psychology.

Evet, çünkü senin psikoloji yüksek lisansın var.

I have two master's and a phd from mit Specializing in virology and biogenetics.

MIT'de viroloji ve biyogenetik dallarında iki defa yüksek lisans, bir defa doktora yaptım.

What is your master's thesis about?

Yüksek lisans tezin ne hakkında?

Click to see more example sentences
master öğretmen

Master Ng, you have such literary talent, you can be a school teacher.

Usta Ng, sizde edebi bir yetenek var, bir öğretmen olabilirsiniz.

Jan Kettler, a master, a teacher, a dance guru.

Jan Kettler, bir usta, bir öğretmen, bir dans gurusudur.

"Jan Kettler, a master, a teacher" Give me that.

"Jan Kettler, bir usta, bir öğretmen " Ver şunu bana.

Click to see more example sentences
master öğrenmek

I have much to learn still, Master.

Hala öğrenecek çok şeyim var Usta.

But he still has much to learn, Master.

Ama hala öğreneceği çok sey var, Usta.

They've already mastered catchphrases.

Daha şimdiden slogan söylemeyi öğrendiler.

Click to see more example sentences
master amir

Master Fai, thank you.

Amir Fai, teşekkür ederim.

Master CB CHOI Jeong-min.

Amir DH Choi Jeong-min.

Little Zhang, Master Fai here

Küçük Zhang, ben Amir Fai!

master mas

All the masters at one table.

Tüm ustalar tek bir masada.

Is Masters under his desk?

Masters masasının altında mı?

master temel

Because we're not their masters, even the most bizarre manias derive from a basic principle of refinement

Çünkü bizler onların efendileri değiliz, hatta en garip aşırılıklar bile saflığın temel kuralından çıkarılacak.

Master! TARDlS basecode now being transferred.

Tardis temel kodları şu anda transfer ediliyor.

master yönetici

Adjutant Master, Kamiya Kaoru.

Yardımcı Yönetici, Kamiya Kaoru.

master ustalaşmak

The Vulcan martial art, Suus Mahna takes years to master.

Vulkan dövüş sanatı Suus Mahna da ustalaşmak yıllar sürer.

master işveren

She's a terrible enemy, Master Merlin and a very poor employer.

O korkunç bir düşmandır, Efendi Merlin ve fakir bir işveren.

master örnek

But not the best masters.

Ama en güzel örnekleri değil.