English-Turkish translations for match:

birleştirmek · maç · kibrit · eş, eşleştirme · eşleşme · uymak, uydurmak · oyun · uyum · karşılaşma · denk · eşleme · rakip · benzer · kibritçi · geçmek, geçirmek · uygun olmak · uyuşma · müsabaka · karşılaştırmak · eşleşmek · benzemek · yarışma · other translations

match birleştirmek

This is a very important match for me.

Bu benim için oldukça önemli bir maç.

It's a perfect match.

Bu kusursuz bir uyum.

It's just a friendly match today.

Bu sadece bir dostluk maçı.

Click to see more example sentences
match maç

This is a very important match for me.

Bu benim için oldukça önemli bir maç.

Game, set and match, Sophie.

Oyun. Set ve maç Sophie'nin.

It's just a friendly match today.

Bu sadece bir dostluk maçı.

Click to see more example sentences
match kibrit

Give me a match.

Bana bir kibrit ver.

Here, I've got a match, Captain.

Ben de kibrit var, Yüzbaşı.

Rice, salt, matches.

Pirinç, tuz, kibrit.

Click to see more example sentences
match eş, eşleştirme

And he's a perfect match for you.

Ve o senin için mükemmel bir .

Yours looks like a good match.

Seninkiler iyi bir gibi duruyor.

I see unauthorized signals matching these dates, but it's quite interesting.

Bu günlerle eşleşen izinsiz sinyalleri görüyorum. Ama çok ilginç.

Click to see more example sentences
match eşleşme

I've got a match, but we've got a problem.

Bir eşleşme var, ama bir problem var.

And he's found a match.

Ve bir eşleşme buldu.

Wait, got a match.

Bekle bir eşleşme var!

Click to see more example sentences
match uymak, uydurmak

Please tell me it's a match to Robert James.

Lütfen bana Robert James ile uyuştuğunu söyle.

Serial numbers match.

Seri numaraları uyuyor.

No criminal record, matches description given.

Suç kaydı yok, verilen tarife uyuyor.

Click to see more example sentences
match oyun

Game, set, and match.

Oyun, set ve maç.

Game, set and match, Gene Hunt.

Oyun, set ve maç, Gene Hunt'ın.

Game, set, match, West High!

Oyun, set, maç, West High!

Click to see more example sentences
match uyum

It's a perfect match.

Bu kusursuz bir uyum.

Don't need to, we already have a match.

Gerek yok. Biz zaten bir uyum bulduk.

It's a positive match.

Bu olumlu bir uyum.

Click to see more example sentences
match karşılaşma

This is not a match.

Bu bir karşılaşma değil.

And after the match, another big event.

Karşılaşmadan sonra başka büyük bir olay var.

After the match, another big event

Karşılaşmadan sonra bir başka büyük olay.

Click to see more example sentences
match denk

But here? Here, we're a matching pair.

Ama burada, burada birbirine denk bir çiftiz.

Wing Chun, you're no match to Gao.

Wing Chun, sen Gao ya denk değilsin.

You're no match for roxie torcoletti!

Sen Roxie Torcoletti'nin dengi değilsin!

Click to see more example sentences
match eşleme

You used Jay-Z and Beyoncé's matching his and hers bidets?

Eğer Jay-Z ve Beyoncé kullanılan Onun ve onun bide eşleme?

Xiao-Pi How is the sketch and the photo matching?

Xiao-Pi, profil ve fotoğraf eşleme, nasıl gidiyor?

Skip the fruit-matching stuff.

Meyve eşleme şeyini geçiyorum.

match rakip

Without a full moon, you're no match for me.

Dolunay olmadan benim için bir rakip değilsin.

He is a peerless match, sir.

O eşsiz bir rakip efendim.

But no match for your Singijeon.

Ama senin Singijeon'unun rakibi yok.

match benzer

Paris Match", double page, "The Twin Towers are built.

Paris Benzeri", çift sayfa, "İkiz Kuleler inşa edildi.

Paris Match", double page, "The Twin Towers are built.

Paris Benzeri", çift sayfa, "İkiz Kuleler inşa edildi.

Energy is radiated and absorbed in quanta, matched to?

Durma miktarı enerji ışınları yayılır ve emilir ve neye benzer?

match kibritçi

What's happened here, then, little match girl?

Burada neler oldu, küçük kibritçi kız?

The match-girls strike.

Kibritçi kızlar grevi.

The match-girls? Mmm.

Kibritçi kızlar mı?

match geçmek, geçirmek

Last night, after a match.

Geçen gece, maçtan sonra.

Patrick Rooney was released last August, when the DNA matched

Patrick Rooney geçen Ağustos ayında serbest bırakıldı, DNA eşleştiğinde

match uygun olmak

So for this suit, what color of tie would it match?

Yani bu takım için, Hangi renk kravat uygun olurdu?

Gwenny, I'm just saying that they're a match.

Gwenny, ben sadece onların uygun olduklarını söylüyorum.

match uyuşma

So now tell me you got a match. Better.

Bu yüzden şimdi söyle uyuşma var mı.

Yeah, but no matches in the database.

Evet, ama veri tabanında bir uyuşma yok.

match müsabaka

It's not a match, Mom.

Bu müsabaka değil, anne.

Match, bout, fight, contest, day, Helena.

Maç, müsabaka, dövüş, yarışma, gün, Helena.

match karşılaştırmak

The matching set forthe murderweapon.

Cinayet silahını karşılaştırmak için.

match eşleşmek

Only my voice matches.

Sadece benim sesim eşleşir.

match benzemek

Pretty good match, huh?

İyi benzemişim, değil mi?

match yarışma

Match, bout, fight, contest, day, Helena.

Maç, müsabaka, dövüş, yarışma, gün, Helena.