English-Turkish translations for mate:

dost · arkadaş · ahbap · · etmek · ortak · çiftleşmek · çift · mat · ikiz · muavin · çiftleştirmek · other translations

mate dost

There's somebody here wants to see you, mate.

Burada seni görmek isteyen biri var, dostum.

One for me, one for me mate.

Biri benim, diğeri de dostum için.

You know, you can't do much about that, mate.

Biliyorsun, bunun için fazla bir şey yapamazsın, dostum.

Click to see more example sentences
mate arkadaş

Yeah, well she's my best mate!

Evet ama o benim en iyi arkadaşım.

And is this your special mate?

Bu senin özel bir arkadaşın mı?

It's nothing, it's a mate

Birşey değil, bir arkadaş.

Click to see more example sentences
mate ahbap

Come on, mate, tell us what happened.

Hadi ahbap, anlat bize ne olduğunu.

Do you want another drink there, mate?

Bir içki daha ister misin ahbap?

It's just you and me, mate.

Sadece sen ve ben varız ahbap.

Click to see more example sentences
mate

This girl is my soul mate and it's time she knew that.

Bu kız benim ruh eşim ve bu sefer o da farkında.

For each person, there is only one perfect mate.

Hayır! Her insan için sadece bir mükemmel vardır.

Because I'm your real soul mate.

Çünkü senin gerçek ruh eşin benim.

Click to see more example sentences
mate etmek

Hate to break it to you, mate, but bad things always happen everywhere.

Seni bozmaktan nefret ediyorum, ama kötü şeyler her yerde oluyor.

Billy, don't worry, mate.

Billy, merak etme dostum.

Look, Ryan, I wanna help, mate.

Bak Ryan. Sana yardım etmek istiyorum.

Click to see more example sentences
mate ortak

Oh, no, it's nothing personal with you, mate.

Ah, hayır, kişisel bir şey değil, ortak.

A good mate.

İyi bir ortak.

You still reading me, mate?

Hala beni duyuyor musun, ortak?

Click to see more example sentences
mate çiftleşmek

Then, Dae Woong wants that woman as a mate?

O zaman Dae Woong o kızla çiftleşmek mi istiyor?

This is a female humpback whale and she's ready to mate.

Bu bir erkek kambur balina. Ve çiftleşmek için hazır.

Once a veined octopus reaches adulthood, it mates and dies shortly after.

Bir damarlı ahtapot yetişkinliğe erişitiğinde, çiftleşir ve kısa bir süre sonra ölür.

Click to see more example sentences
mate çift

Mating lasts only a minute or two, and the pair separates.

Çiftleşme ancak bir iki dakika sürer ve çift ayrılır.

It's a shark mating whistle.

Bu köpekbalığı çiftleştirme düdüğü.

Get us a couple of lagers, mate.

Bize bir çift alın lagers, dostum.

mate mat

One move and you've check mated me, Your Highness.

Bir hamle ve beni şah-mat yaptınız Majesteleri.

Aw! That's Kermit-mate.

Kermit matı olduk!

That's 'mate, Doc.

Ve mat, Doktor.

mate ikiz

Like a real soul mate.

Gerçek bir ruh ikizi gibi.

We're not soul mates.

Ruh ikizi değiliz biz.

mate muavin

Boatswain's Mate First Class Ed McKay,

Birinci Sınıf Lostromo Muavini Ed Mckay.

mate çiftleştirmek

Mating a purebred with another purebred keeps things pure.

Bir safkanı başka bir safkanla çiftleştirmek işleri saf tutar.