matters

That's very interesting, Sergeant, but this is a very important matter.

Gerçekten çok ilginç Çavuş. Fakat bu çok önemli bir mesele.

But I know what you did, you know what you did, and that's all that matters, isn't it?

Ama ben ne yaptığını biliyorum Sen ne yaptığını biliyorsun Önemli olan da bu değil mi?

I just want you to be happy, and if that boy makes you happy, then that's all that matters to me.

Ben sadece senin mutlu olmanı istiyorum. Ve eğer o oğlan seni mutlu ediyorsa, benim için önemli olan tek şey bu.

Of course I do. And you will always be my daughter, no matter what.

Tabii ki veriyorum ve sen her zaman benim kızım olacaksın, ne olursa olsun.

Very interesting, Sergeant but this is a very important matter.

Çok ilginç, komiser, ama bu çok önemli bir mesele.

Take this and please please come back, no matter what!

Al bunu ve lütfen lütfen ne olursa olsun geri gel!

I love you, Dad, and no matter where you are, you'll always be my father.

Seni seviyorum baba ve nerede olursan ol, her zaman benim babam olacaksın.

But no matter what, he's my father, so it means a lot to me.

Ama ne olursa olsun o benim babam ve bunun benim için anlamı çok büyük.

Take care of him, Hannah, and please tell him, no matter what, I promise I'll come back to him.

Ona iyi bak, Hannah, Ve lütfen ona söyle, ne olursa olsun, geri döneceğime söz veriyorum.

The only thing I care about is getting your daughter back because that's all that matters.

Tek umurumda olan şey kızınızı geri almak çünkü önemli olan tek şey bu.