mediated

We have a professional mediator who'd like to talk to you. mediator? he's with jimmy's mother.

Sizinle konuşmak isteyen profesyonel bir arabulucumuz var. Arabulucu mu? O Jimmy'nin annesi ile birlikte.

That's sad, but that's not something that requires a mediator.

Üzücü, ama bu arabulucu gerektiren bir durum değil.

I'm a friend, an independent mediator.

Bir arkadaşım, bağımsız bir arabulucu.

An independent mediator protects everyone's anonymity.

Herkesin gizliliğini saklayan bağımsız bir arabulucu.

Will, me, four lawyers, six of their lawyers and a mediator

Will, ben, dört avukat, onlardan altı avukat ve bir arabulucu.

Oh Mediator, have you finally come

Ah arabulucu, en sonunda geldin mi?

Claudia, the whole mediation process, it's very confidential.

Claudia, bütün bu uzlaşma süreci, çok gizli tutulur.

The Alphan representative has agreed however reluctantly to let you mediate the dispute.

Alphalı delege gönülsüzce de olsa bu anlaşmazlığa arabuluculuk etmenizi kabul etti.

No, I'm a mediator, not a babysitter.

Hayır ben ara bulucuyum, bebek bakıcısı değil.

But where is our mediator, Maria?

Peki bizim arabulucumuz nerede, Maria?