English-Turkish translations for meeting:

toplantı · görüşme · buluşma · tanışma · buluşma yeri · karşılama · meclis · karşılaşma · oturum · other translations

meeting toplantı

But look, I, uh, I have a really big meeting in a few hours.

Ama bak benim bir kaç saat içinde çok önemli bir toplantım var.

Wait until the meeting is over and bring me back.

Toplantı sona erinceye kadar bekle ve beni geri getir.

What about the meeting tonight?

Bu akşamki toplantı ne olacak?

Click to see more example sentences
meeting görüşme

She went down to Los Angeles Saturday, Lieutenant, and I went on for a meeting with the Secretary of Defense.

O cumartesi günü Los Angeles'a gitti, teğmen. Ve ben de Savunma Bakanı ile bir görüşme yapmaya gittim.

I had a surprise meeting today.

Bugün sürpriz bir görüşme yaptım.

Where is this meeting place?

Bu görüşme yeri neresi?

Click to see more example sentences
meeting buluşma

Interesting choice for a meeting place.

Buluşma yeri için ilginç bir seçim.

Go and ask for a meeting.

Git ve bir buluşma iste.

Well, set up a meeting.

O zaman bir buluşma ayarla.

Click to see more example sentences
meeting tanışma

Then why the meeting before the meeting?

O zaman neden tanışmadan önce buluşuyoruz?

It's really good meeting you.

Bu iyi bir tanışma oldu.

An important meeting.

Önemli bir tanışma.

Click to see more example sentences
meeting buluşma yeri

Interesting choice for a meeting place.

Buluşma yeri için ilginç bir seçim.

First a run signal, then straight to a public meeting place.

Önce kaç sinyali, sonra halka açık bir yerde buluşma.

Could be a meet or just the best place to disappear.

Bir buluşma olabilir ya da ortadan kaybolmak için en iyi yer.

Click to see more example sentences
meeting karşılama

I decided to meet you here every day.

Seni her gün burada karşılamaya karar verdim.

I came here to meet another girl, named Elsie.

Başka bir kızı karşılamaya geldim. Adı Elsie.

Perhaps, I should meet Commodus, my lord, Caesar.

Belki de Commodus'u karşılamaya gitmeliyim Yüce Sezar.

Click to see more example sentences
meeting meclis

City Council meeting is tomorrow night.

Yarın gece Belediye Meclisi toplantısı var.

What time's the city council meeting?

Belediye meclisi toplantısı ne zaman?

Thank you for meeting me, Councilman Drexler.

Buluştuğunuz için teşekkürler, Meclis Üyesi Drexler.

Click to see more example sentences
meeting karşılaşma

This meeting is not a coincidence, eh?

Bu karşılaşma bir rastlantı değil ha?

After that meeting, Mascarita became a full-time wrestler.

Bu karşılaşmadan sonra, Mascarita tam bir güreşçi oldu.

meeting oturum

Sorry, wrong meeting again.

Özür dilerim, yine yanlış oturum.

This meeting is over, Ms. Robertson.

Bu oturum sonuçlandı Bayan Robertson.