metabolic

There's no sign of infection, it's not a metabolic or autoimmune disease.

Enfeksiyon belirtisi yok. Metabolik ya da otoimmün bir hastalık değil.

It's not a metabolic or autoimmune disease.

Metabolik yada otoimmun bir hastalık değil.

Yes, but there's no metabolic activity.

Evet, ama metabolik hareketlilik yok.

I have a very healthy metabolism.

Çok sağlıklı bir bünyem var.

Who says that a strong jawline or a fast metabolism or a muscular physique

Kim demiş güçlü bir çene yapısı ya da hızlı bir metabolizma veya adale yapısı

As an active hunter, its metabolism demands a regular supply of food.

Aktif bir avcı olarak metabolizması düzenli olarak yemek temini ister.

Metabolic functions produce a potentially disruptive hormonal imbalance.

Metabolik fonksiyonlar muhtemel bir yıkıcı hormonal dengesizlik yarattı.

It's just that have a complicated metabolism.

Çünkü benim karmaşık bir metabolizmam var.

I have a really high metabolism.

Çok yüksek bir metrabolizmam var.

The metabolism of men runs fifteen percent faster than women

Erkeğin metabolizması kadınınkinden yüzde onbeş daha hızlı çalışır