English-Turkish translations for miss:

bayan · özlemek · kaçırmak · görmemek · kız · güzeli · hanım · aramak · kaçmak · hanımefendi · matmazel · eksik olmak · iyi mi · genç kız · ıska · ıskalamak · ıskala · kaçak · other translations

miss bayan

Well, I think there's something wrong too, Miss, but not the same thing.

Evet, yanlış olan bir şeyler var ama, bayan, aynı şey değil.

Miss, is everything OK?

Bayan, her şey yolunda mı?

And what about you, Miss Carter?

Peki ya siz bayan Carter?

Click to see more example sentences
miss özlemek

You're my best friend, and I miss you so much.

Sen benim en iyi arkadaşımsın ve ben seni çok özledim.

You know what else I miss?

Başka ne özledim biliyor musun?

Oh, well, I miss you.

Oh! İyi, seni özledim.

Click to see more example sentences
miss kaçırmak

Looks like somebody missed breakfast in bed with Oliver this morning.

Birisi bu sabah Oliver ile yatakta kahvaltıyı kaçırmış gibi görünüyor.

Jimmy, am I missing something here?

Jimmy, kaçırdığım bir şey mi var?

You missed an hour last week.

Geçen hafta bir saat kaçırdın.

Click to see more example sentences
miss görmemek

Looks like somebody missed breakfast in bed with Oliver this morning.

Birisi bu sabah Oliver ile yatakta kahvaltıyı kaçırmış gibi görünüyor.

When was the last time you saw Miss Hill?

Bayan Hill'i en son ne zaman gördünüz?

Have you seen Miss Claire?

Bayan Claire'ı gördün mü?

Click to see more example sentences
miss kız

There's a little girl missing, And I think you know something about it.

Küçük bir kız kayıp ve bence sen bir şeyler biliyorsun.

He and the girl are still missing.

Hayır, o ve kız hâlâ kayıp.

Another girl went missing.

Başka bir kız daha kayıp.

Click to see more example sentences
miss güzeli

It's nothing personal, Miss Kelly. But I think you're a very fine, beautiful young woman.

Kişisel almayın Bayan Kelly ama bence çok güzel ve genç bir bayansınız.

Nice to see you again, Miss Gordon.

Sizi yeniden görmek çok güzel, Miss Gordon.

Missing computer. This is good.

Kayıp bilgisayar, bu güzel.

Click to see more example sentences
miss hanım

No. You're Little Miss?

Küçük hanım sen misin?

Good day, Miss Monica.

İyi günler Monica Hanım.

Raylan, this is Miss Carol Johnson.

Raylan, bu hanım, Bayan Carol Johnson.

Click to see more example sentences
miss aramak

Now we're looking for a missing girl that's not even missing?

Kayıp bile olmayan kayıp bir kızı arıyoruz şimdi?

By the way, does Mrs. Van Dorn know about Mr. Adams and Mr. Wilson and Miss Wallace?

Bu arada, Bayan Van Dorn'un Bay Adams, Bay Wilson ve Bayan Wallace'tan haberi var mı?

You looking for something, miss Sanchez?

Bir şey mi arıyorsunuz, Bayan Sanchez?

Click to see more example sentences
miss kaçmak

The kids have only been gone a few hours, and I miss them already.

Çocuklar gideli bir kaç saat oldu ve ben onları şimdiden özledim.

How many people staying here, miss?

Burada kaç kişi kalıyor, bayan?

Seems like a missed opportunity.

Kaçan bir fırsat gibi görünüyor.

Click to see more example sentences
miss hanımefendi

And not just the one man, miss.

Ve sadece bir adam değil, hanımefendi.

Sorry, miss, but there ain't no reason.

Üzgünüm hanımefendi ama hiçbir neden yok.

My name is Scarlett, but everyone calls me Miss.

Adım Scarlett ama herkes bana hanımefendi der.

Click to see more example sentences
miss matmazel

I will tell you one story, Miss Marple, because it is about a dead man.

Size bir öykü anlatayım, Matmazel Marple, çünkü bu öykü ölmüş bir adam hakkında.

Be careful, Miss Adele.

Dikkatli ol, Matmazel Adele.

Mamie, this is Miss Linda Mason.

Mamie, bu Matmazel Linda Mason.

Click to see more example sentences
miss eksik olmak

I mean, I thought I had everything I wanted, but there was always something missing.

İstediğim her şeyin olduğunu düşünüyordum, ama her zaman eksik bir şeyler vardı.

And I always knew that something was missing.

Ve her zaman bir şeylerin eksik olduğunu biliyordum.

But here's something you aren't missing this check.

Ama burada eksik olmayan bir şey Bu kontrol edin.

Click to see more example sentences
miss iyi mi

You miss me. Are you OK?

Beni mi özledin, sen iyi misin?

Is she better, Miss Elizabeth?

Daha iyi mi, Bayan Elizabeth?

How is Miss Rose doing?

Miss Rose nasıl, iyi mi?

Click to see more example sentences
miss genç kız

A young girl is missing, and you just

Genç bir kız kayıp ve siz sadece

A young girl is missing.

Genç bir kız kaybolmuş.

A girl is missing.

Genç bir kız kayıp.

Click to see more example sentences
miss ıska

Looks like another miss!

Bir ıska daha gibi görünüyor.

That wasn't a miss, Vargas.

Bu bir ıska değildi Vargas!

One hit, one miss.

Bir isabet, bir ıska.

Click to see more example sentences
miss ıskalamak

No, no, I actually missed something else.

Hayır, hayır. Aslında başka bir şeyi ıskaladım.

Everyone misses sometimes, Dersu.

Herkes bazen ıskalar, Dersu.

I missed the boat, literally and figuratively.

Botu ıskaladım, gerçekten ve mecazi olarak.

Click to see more example sentences
miss ıskala

You finally missed one.

Sonunda bir tane ıskaladın.

You missed this time, you little menace!

Bu sefer ıskaladın, seni küçük baş belası!

miss kaçak

A friend's sister is missing a runaway bride thing.

Bir arkadaşımın ablası kayıp. Kaçak gelin durumu.

I think we found another missing castaway.

Sanırım bir başka kayıp kaçağı bulduk.