English-Turkish translations for mobile:

cep · mobil · hareketli · gezici · seyyar · değişken · other translations

mobile cep

Just a phone number, a mobile, but the phone's somewhere in South London.

Sadece bir telefon numarası, cep telefonu. Telefon Güney Londra'da bir yerde.

I've got you a mobile phone.

Sana bir cep telefonu aldım.

A russian Jew selling Chinese mobile phones?

Çin malı cep telefonu satan bir rus yahudisi?

Click to see more example sentences
mobile mobil

That mobile home wasn't there before.

Bu mobil ev daha önce orada değildi.

I went to Mobile for a recycling convention, and made a baby.

Mobile'e Geri Dönüşüm Kongresi için gittim. Ve bir bebek yaptım.

La donna é mobile

La donna é mobile

Click to see more example sentences
mobile hareketli

It is a mobile drilling station, remember?

Bu bir hareketli sondaj istasyonu, hatırladın mı?

Either way, he's very mobile.

Her şekilde çok hareketli biri.

He's alive and mobile.

Hayatta ve hareket halinde.

Click to see more example sentences
mobile gezici

Some kind of mobile patrol system?

Bir çeşit gezici devriye sistemi mi?

These are cameras and mobile units.

Onlar kamera ve gezici birimler.

Mobile Infantry is only good for dying.

Gezici piyade yalnızca ölmek için iyi.

Click to see more example sentences
mobile seyyar

I only ordered a phone, not a mobile bloody library.

Ben sadece telefon istedim, lanet bir seyyar kütüphane değil.

This is a mobile crime scene.

Burası seyyar bir olay yeri.

Are you there, Mobile One?

Orada mısın, Seyyar Bir?

Click to see more example sentences
mobile değişken

That mobile home wasn't there before.

Bu mobil ev daha önce orada değildi.