English-Turkish translations for moment:

an · dakika · anı · saniyelik, saniye · önem · anlık · moment · dönüm · kritik an · aralık · other translations

moment an

But this is a different moment, and it's a chance to make a different choice.

Ama şimdi farklı bir an, Ve farklı seçimler yapmak için bir şans.

She's not here at the moment.

Kendisi şu an burada değil.

Do you think now is the right moment?

Sence şu an doğru bir zaman mı? Sanırım öyle.

Click to see more example sentences
moment dakika

Please come back in three minutes Just a moment miss

Lütfen üç dakika içinde geri dön. Sadece bir dakika bayan.

I'd like a moment alone with the president.

Başkan ile bir dakika yalnız kalmak istiyorum.

Please come outside for a moment.

Lütfen bir dakika dışarıya gel.

Click to see more example sentences
moment anı

I've been waiting for a moment to tell you that, and I guess this is it.

Bunu sana söylemek için uygun bir anı bekliyordum ve sanırım o an bu.

I want to remember this moment forever.

Bu anı sonsuza dek hatırlamak istiyorum.

Please Sam, I'm having a moment here.

Lütfen Sam, önemli bir anı yaşıyorum burada.

Click to see more example sentences
moment saniyelik, saniye

Would you excuse us a moment, please?

Bize bir saniye izin verir misin, lütfen?

Wait a moment, doctor.

Bekle bir saniye doktor.

But still a moment.

Ama yine de Bir saniye.

Click to see more example sentences
moment önem

Can't you yourself be your most important person at least for this moment?

En azından bu an için en önemli kişi kendin olamaz mısın?

And this is a very important moment.

Ve bu gördüğün an çok önemli bir an.

This is quite a moment for us.

Bizim için çok önemli bir an.

Click to see more example sentences
moment anlık

It was a moment, captain, a nice moment, but that was all.

Sadece bir anlık bir şeydi Kaptan. Güzel bir andı, ama hepsi bu.

It's not serious at the moment.

Şu anlık ciddi bir şey yok.

It was a moment.

O anlık bir şeydi.

Click to see more example sentences
moment moment

C'est le moment.

C'est le moment.

Un moment, s'il vous plait.

Un moment, s'il vous plait.

Plaisir d'amour ne dure qu' un moment.

Plaisir d'amour ne dure qu' un moment.

Click to see more example sentences
moment dönüm

Peter, this is one of those defining moments.

Peter, bu dönüm noktası olan anlardan biri.

This was my defining moment.

Bu da, benim dönüm noktamdı.

Every field Agent has a defining moment.

Her saha ajanının bir dönüm noktası vardır.

moment kritik an

This is a pretty critical moment for you.

Senin için hoş ve kritik bir an.

Now it is a critial moment

İşte şimdi o kritik an geldi.

moment aralık

It must be so exciting, living wild on the open range, happy and free, sleeping under a canopy of stars, every moment an adventure?

Bu çok heyecan verici olmalı, vahşi açık aralığı üzerinde yaşayan mutlu ve özgür, yıldız bir gölgelik altında, uyku her an bir macera?