mother's

There's something I have to tell you about your mother.

Annen hakkında sana söylemem gereken bir şey var.

But I wanted you to know that there's more than one way to be a good mother.

Ama bilmeni istediğim bir şey var. İyi bir anne olmanın başka bir yolu daha var.

Your mother and I have a complicated relationship and it's probably difficult for you to be here.

Annen ve benim karmaşık bir ilişkimiz var ve Burada olmak senin için zordur herhalde.

Well mother, there's something I want to tell you.

Anne, sana söylemek istediğim bir şey var.

For me it's the next best thing to actually being a mother.

Benim için bu, bir anne olmaktan sonraki en güzel şey.

A stone for my father, "a stone for my mother, "another for my country, "and who's the next one for?

Babam için bir taş, "annem için bir taş, "bir tane de ülkem için, diğeri kimin için?

Your mother wants us all together. It's not about what she wants anymore.

Annen bizi hep birlikte istiyor. konu onun ne istediği değil artık.

His mother died a few years ago, And he's been wearing black ever since.

Annesi birkaç yıl önce öldü ve o zamandan beri siyah giyiyor.

She's a good wife and mother and She's a lovely woman.

İyi bir eş, iyi bir anne ve çok hoş bir kadın.

That's not my real mother.

O benim gerçek annem değil.