English-Turkish translations for mother:

anne · annesi olmak, anne olmak · ana · bakmak · kaynana · kayınvalide · anam · madam · valide · annelik yapmak · annelik etmek · ame · analık · kaynak · other translations

mother anne

If I'd been a better husband, a better father, her mother and her sister might still be alive.

Eğer daha iyi bir koca, daha iyi bir baba olsaydım annesi ve kız kardeşi hâlâ hayatta olabilirdi.

I mean, she's your mother, right?

Yani, o senin annen, değil mi?

Then why did you call me a bad mother?

O zaman bana neden "kötü anne" dedin?

Click to see more example sentences
mother annesi olmak, anne olmak

If I'd been a better husband, a better father, her mother and her sister might still be alive.

Eğer daha iyi bir koca, daha iyi bir baba olsaydım annesi ve kız kardeşi hâlâ hayatta olabilirdi.

He's been a good friend to us, Mother.

İyi bir arkadaş oldu bize, anne. Evet.

My mother will have another baby.

Annemin bir bebeği daha olacak.

Click to see more example sentences
mother ana

Is your mother here now?

Annen şu an burada mı?

So far your mother has died in a cab, on a train, on a plane, in a boat.

Şu ana kadar, annen bir takside öldü bir trende öldü, bir uçakta öldü ve bir teknede öldü.

Sometimes Mother Nature has other plans, honey.

Bazen Tabiat Ana'nın başka planları olur, tatlım.

Click to see more example sentences
mother bakmak

Look, I'm a wife and a mother!

Bak, Ben bir ve anneyim!

Look, Mother, it's my life, OK?

Bak anne, bu benim hayatım. Tamam mı?

Mother, look here.

Anne, buraya bak.

Click to see more example sentences
mother kaynana

A daughter-in-law like Sharon or a mother-in-law like Ana.

Sharon gibi bir görümce ya da Ana gibi bir kaynana.

Hey, mother-in-law, what have you done to us?

Abe kaynana, ne yaptın bize. Ne yaptın bize

A witch for a mother-in-law.

Bir cadı bir kaynana için.

Click to see more example sentences
mother kayınvalide

But it's the first dinner with her mother-in-law and what a mother-in-law, right mom?

Fakat bu onun kayınvalidesi ile ilk yemeği. Ne kayınvalide ama, değil mi anne.

And a blind mother-In-Law.

Ve de kör bir kayınvalide.

I'll be the ideal mother-in-law.

İdeal bir kayınvalide olacağım.

Click to see more example sentences
mother anam

And one more for my mother

Bir tane de anam için

My mother ain't no astronaut!

Benim anam astronot falan değil!

My mother died of hunger, hunger!

Benim anam açlıktan öldü, açlıktan!

Click to see more example sentences
mother madam

Miss Pavlova, this is my mother, Madam Selfridge.

Bayan Pavlova, bu benim annem, Madam Selfridge.

Madame Suzanne hated your mother.

Madam Suzanne annenizden nefret ediyor.

And the Lady Deroulard, is his mother, also liberal?

Ya Madame Deroulard, annesi, o da bir liberal midir?

mother valide

Mother Wilkins, Father Mundy.

Valide Wilkins, Peder Mundy.

Mother, Aku has returned.

Valide, Aku geri döndü.

mother annelik yapmak

You and me together can make a good mother

Sen ve ben birlikte iyi bir annelik yapabiliriz.

Man! You over-mother g-whiz just like you're over-mothering Trav.

Tıpkı Trav'e yaptığın gibi, G-whiz'i de annelik tavırlarınla bayıyorsun.

mother annelik etmek

Nancy, stop mothering me.

Nancy, bana annelik etme.

mother ame

The Mother Ame zion church.

Mother AME Zion Kilisesi.

mother analık

How un-motherly of you.

Ne kadar analık dışı.

mother kaynak

Your mother has been an inspiration to me.

Annen benim için bir ilham kaynağı oldu.