English-Turkish translations for much:

çokça, çok · kadar · fazla · çok şey · pek · hemen hemen · birçok · bolca · other translations

much çokça, çok

There is so much that I can do to help you, and there's much that you can do to help us.

Sana yardım edebileceğim bir çok şey var, ve senin de bize yardım edebileceğin bir çok şey var.

You know how much I love you, right? Hey!

Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun, değil mi?

Look, I know how much you want this.

Bak bunu ne kadar çok istediğini biliyorum.

Click to see more example sentences
much kadar

There's something about this that is so black, it's, like, how much more black could this be?

Bence bu çok kara bir şey gibi, şey gibi, bu daha ne kadar siyah olabilir?

How much more time?

Daha ne kadar zaman var?

And how much do you love me?

Peki sen beni ne kadar seviyorsun?

Click to see more example sentences
much fazla

I'm gonna miss you, too, but this is a little much.

Ben de seni özleyeceğim ama bu biraz fazla gibi.

Because I know too much!

Çünkü çok fazla şey biliyorum!

We don't have that much here.

Burada o kadar fazla yok.

Click to see more example sentences
much çok şey

There is so much that I can do to help you, and there's much that you can do to help us.

Sana yardım edebileceğim bir çok şey var, ve senin de bize yardım edebileceğin bir çok şey var.

Too much of a good thing here.

Burada çok fazla iyi şey var.

We know so much more right now.

Artık çok daha fazla şey biliyoruz.

Click to see more example sentences
much pek

And I know, it doesn't look like much, but there is something very special about it.

Ve biliyorum, pek bir şeye benzemiyor. ama bu konuda çok özel bir şey var.

Well, there's not much to say

Söyleyecek pek bir şey yok.

There's not much of it.

İçinde pek bir şey yok.

Click to see more example sentences
much hemen hemen

Yeah, it's pretty much all here.

Evet, hemen hemen hepsi burada.

No, pretty much all the time.

Hayır, hemen hemen her zaman.

Pretty much every night.

Hemen hemen her gece.

Click to see more example sentences
much birçok

This isn't easy for me because you've worked really hard and done so much for my career.

Bu benim için kolay değil çünkü gerçekten sıkı çalıştın ve kariyerim için birçok şey yaptın.

How is "This isn't easy for me because you've worked really hard and done so much for my career" horrible?

Nasıl "Bu benim için kolay değil çünkü gerçekten sıkı çalıştın ve kariyerim için birçok şey yaptın." korkunç olur?

Oh no, Number One. I'm sure most will be much more interesting.

Hayır Bir Numara, eminim ki birçoğu bundan çok daha ilginç olacaktır.

Click to see more example sentences
much bolca

Too much Montessori, too few slaps.

Bol bol Montessori, çok az şamar.