English-Turkish translations for must:

-meli · -malı · olmazsa olmaz · gerek · kızmış · gerek olmak · lazım olmak · koşul · şart · zorunluluk · zorunlu · muhtaç olmak · other translations

must -meli

Look, I know how hard this must be for you, but we're doing this for your own good.

Bunun senin için ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ama bunu senin iyiliğin için yapıyoruz.

Well, thank you all for a lovely evening but now I must die.

Şey, bu güzel akşam için teşekkür ederim ama şimdi ölmem gerek.

Oh, they must really like you.

Onlar seni gerçekten seviyor olmalı.

Click to see more example sentences
must -malı

Look, I know how hard this must be for you, but we're doing this for your own good.

Bunun senin için ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ama bunu senin iyiliğin için yapıyoruz.

Well, thank you all for a lovely evening but now I must die.

Şey, bu güzel akşam için teşekkür ederim ama şimdi ölmem gerek.

Oh, they must really like you.

Onlar seni gerçekten seviyor olmalı.

Click to see more example sentences
must olmazsa olmaz

Look, I know how hard this must be for you, but we're doing this for your own good.

Bunun senin için ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ama bunu senin iyiliğin için yapıyoruz.

That must have been very hard for you.

Bu durum senin için çok zor olmalı.

He must have come here after school every day.

Her gün okuldan sonra buraya geliyor olmalı.

Click to see more example sentences
must gerek

Before you do anything, there's something I must tell you.

Bir şey yapmadan önce, sana söylemem gereken bir şey var.

This is something I must do alone.

Bu yalnız başıma yapmam gereken bir şey.

There's nothing you must do

Yapman gereken hiç bir şey yok.

Click to see more example sentences
must kızmış

He must be happy now Because he has a beautiful daughter like you

Şimdi senin gibi güzel bir kızı olduğu için mutlu olmalı.

This must be some girl.

Bu bir kız olmalı.

So now, the most beautiful girl must have her.

İşte bu yüzden en güzel kız benim olmalı

Click to see more example sentences
must gerek olmak

But I must know exactly what happened.

Ama tam olarak ne olduğunu bilmem gerek.

Now you must be strong for him.

Şimdi onun için güçlü olman gerek.

Must be important.

Önemli olsa gerek.

Click to see more example sentences
must lazım olmak

Must be somewhere around here.

Buralarda bir yerde olması lazım.

Well, there must be another door.

Şey, başka bir kapı olması lazım.

Must be a mistake.

Bir hata olması lazım.

Click to see more example sentences
must koşul

Berlin must surrender unconditionally.

Berlin koşulsuz teslim olmalı.

lraq must withdrawfrom Kuwait. .completely, immediately,. .and without condition.

lrak, Kuwait'ten geri çekilmeli. .tamamen, derhal,. .ve koşulsuz.

You must obey unconditionally

Koşulsuz olarak itaat edeceksin.

Click to see more example sentences
must şart

You must be Ben's parole officer.

Ben'in şartlı tahliye memuru olmalısınız.

Then you must unconditionally surrender.

O zaman kayıtsız şartsız teslim olmalısınız.

Must you, Bronco Billy?

Bu şart Bronco Billy?

must zorunluluk

There must be a duty or obligation.

Bir görev ya da zorunluluk olmalı.

Yeah. Coffee's a must. Yeah?

Evet, kahve bir zorunluluk.

must zorunlu

And are BJs a must?

Ve Bj's zorunlu mu?

must muhtaç olmak

But remember you must always help the needy.

Fakat unutma her zaman yardıma muhtaç olabilirsin.