English-Turkish translations for name:

adlı · isimsiz, isim · isimlendirmek, ismim, isminde, ismiyle, isimli · söylemek · ismi olan · demek · isim vermek · ada, ad · ismini vermek · adi · adını koymak · seçmek · lakap · nam · ün · özel isim · tanınmış · isim koymak · ad vermek · yerine · şöhret · unvan · ismiyle çağırmak · özel ad · memur etmek · other translations

We also found translations for word name in Turkish.

name adlı

That's not your real name, right?

Bu senin gerçek adın değil, değil mi?

What's your name, man?

Adın ne senin, adamım?

She got a name too?

Onun da bir adı var mı?

Click to see more example sentences
name isimsiz, isim

That's good, because that's a good name for him

Bu iyi çünkü bu bir köpek için güzel bir isim.

What is it, a name?

Nedir bu, bir isim mi?

Give the man a name.

Adama bir isim ver.

Click to see more example sentences
name isimlendirmek, ismim, isminde, ismiyle, isimli

There is something real about that little car, something that doesn't even have a name.

Şu küçük araba hakkında bir gerçek var ki, o da bir isminin bile olmaması.

At least tell us your name before you go.

En azından bize ismini söyle gitmeden önce.

All right, here comes my name.

Tamam, işte benim ismim geliyor.

Click to see more example sentences
name söylemek

Now tell me, what's your name?

Şimdi söyle bana, adın nedir?

At least tell me your name.

En azından bana adını söyle.

Tell me your name, young woman.

Bana adını söyle, genç bayan.

Click to see more example sentences
name ismi olan

We don't know anything about him, what his name is, what he does

Onun hakkında hiçbir şey bilmiyoruz, ismi ne, ne yapar?

No, sir, I've never heard that name.

Hayır, efendim, o ismi hiç duymadım.

His name's not Peter.

Onun ismi Peter değil.

Click to see more example sentences
name demek

You're friend is sick, what does it mean? it means that I need that name.

Arkadaşınız hasta, bu ne demek oluyor? Demek oluyor ki o isme ihtiyacım var.

What was that guy's name again?

O adamın adı ne demiştin?

There is a poet named Thomas Campbell who said

Thomas Campbell adında bir şair demiş ki

Click to see more example sentences
name isim vermek

But somewhere out there you've You have another father too, who gave you another name.

Ama orada bir yerlerde sana başka bir isim vermiş başka bir baban var.

He even gave him a name:

Hatta ona bir isim bile verdi:

You got a name, didn't you?

Bir isim verdi değil mi?

Click to see more example sentences
name ada, ad

It's a great name, isn't it?

Harika bir ad, değil mi?

My name's Ralph, and I'm a bad guy.

Benim adım Ralph ve ben kötü bir adamım

You talked to a guy named Cho this morning?

Bu sabah, Cho isimli bir adamla konuştun mu?

Click to see more example sentences
name ismini vermek

He gave me your name and address, that's all.

Bana senin ismini ve adresini verdi, o kadar.

He gave me some names.

Bana bazı isimler verdi.

What kind of woman would name a child "Dot"?

Ne çeşit bir kadın çocuğuna Dot ismini verir ki?

Click to see more example sentences
name adi

That's my name, yes.

Evet, bu benim adim.

My name is Mark Nicholas Randall.

benim adim Mark Nicholas Randall.

My name's Cheryl.

Benim adim Cheryl.

Click to see more example sentences
name adını koymak

Coffee, dinner, you name it.

Kahve, akşam yemeği, adını sen koy.

Who named her Christine?

Ona Christine adını kim koydu?

That black and white cat has a short tail so Professor named it Kurz.

O, siyah beyaz kedinin kısa kuyruğu var. Bu yüzden, Profesör ona "Kurz" adını koydu.

Click to see more example sentences
name seçmek

Just pick a name.

Sadece bir isim seç.

Pick a name.

Bir isim seç.

Choose a code name.

Bir kod adı seç.

Click to see more example sentences
name lakap

No name. no other alias. go home, Gordon.

İsim yok. Lakap yok. Evine git Gordon.

There's no names here. Just nicknames.

Burada isim yok, sadece lakaplar var.

Last name Albert, nickname Ally.

Soyadım Albert, lakap Ally.

Click to see more example sentences
name nam

My name is Gregory a.k.a. Joe.

Benim adım Gregory namı diğer Joe.

Wade Walker, better known as Cry-Baby what a sad and silly name for a young man.

Wade Walker, namı diğer Sulu Göz bir delikanlı için ne üzücü ve aptalca bir isim.

His name is Michael Stone, AKA Mickey Bricks.

Adamın ismi Michael Stone, nam diğer Mickey Bricks.

Click to see more example sentences
name ün

You and I, all the fame Sharpay and what's-his-name

Sen ve ben, bütün bu ün Sharpay ve adı her neyse

Name and fame.

İsim ve üne.

What's captain kirk's first name? "captain.

Kaptan Kirk'ün önadi nedir? Kaptan.

Click to see more example sentences
name özel isim

You need a special name.

Özel bir isim gerekiyor sana.

That's a very nice name, especially around Christmas.

Çok güzel bir isim, özellikle de Noel zamanında.

I have a special name for this outfit.

Bu kıyafet için özel bir isim var.

Click to see more example sentences
name tanınmış

Okay, the woman from Las Vegas traveling under Janvier's daughter's name is Kayla Bishop.

Tamam, Janvier 'in kızının adıyla Las Vegas 'tan gelen kadının adı Kayla Bishop.

And my full name is Tan Gus.

Ve benim tam adım Tan Gus.

His name was di tan.

Onun adı di tan'dı.

Click to see more example sentences
name isim koymak

No, there's one more name I want to put there.

Hayır, oraya koymak istediğim bir isim daha var.

You can name him.

Sen ona bir isim koy.

And with a name like Paris, and a face like that, how could anyone resist, huh?

Paris gibi bir isim ve böyle bir yüzü olan birine kim karşı koyabilir ki?

Click to see more example sentences
name ad vermek

God will give him a name.

Tanrı ona bir ad verir.

Give me a name for chance and I am a fool.

Şans bana verilen bir ad ve ben bir aptalım.

But years before, the Mexicans had given him another name:

Ama yıllar önce, Meksikalılar ona başka bir ad vermişti.

Click to see more example sentences
name yerine

Instead of her, it was a girl named Named

Onun yerine şey isimli bir kızdı şey isimli

Put that thing away, Nebraska, or whatever your name is.

O şeyi yerine koy, Nebraska, ya da adın her neyse.

Your name instead of mine, eh?

Benim adım yerine seninki, öyle mi?

Click to see more example sentences
name şöhret

It's a damn good name.

Lanet olası iyi bir şöhret.

She wants to earn name and fame.

O isim ve şöhret kazanmak istiyor.

Name, fame, money..

İsim, şöhret, para

Click to see more example sentences
name unvan

There's a fine name for a Viking.

Bir Viking için güzel bir unvan.

See, names and lineages and titles. .they fade, but currency currency stays current.

Bilirsiniz, isimler sülaleler ve unvanlar gelip geçer fakat para birimi bâki kalır.

name ismiyle çağırmak

Those names mean anything to you?

Bu isimler sana bir şey çağrıştırıyor mu?

Do the names Sulliman and Jones mean anything to you?

Sulliman ve Jones isimleri bir şey çağrıştırıyor mu?

name özel ad

Specifically, a guy named Katashi.

Özellikle de Katashi adında bir adamla.

name memur etmek

Officer, my name is I'm Jimmy Popodokolos, And I represent miss Dagostino here.

Memur bey, ben Jimmy Popodokolos ve Bayan Dagostino'yu temsil ediyorum.