named

That's good, because that's a good name for him

Bu iyi çünkü bu bir köpek için güzel bir isim.

But somewhere out there you've You have another father too, who gave you another name.

Ama orada bir yerlerde sana başka bir isim vermiş başka bir baban var.

There is something real about that little car, something that doesn't even have a name.

Şu küçük araba hakkında bir gerçek var ki, o da bir isminin bile olmaması.

It's a very pretty name. For a very pretty girl.

Bu çok güzel bir kız için çok güzel bir isim.

You know what? That's a good name for you.

Bu senin için güzel bir isim, değil mi?

That's a big name for a little girl.

Küçük bir kız için, büyük bir isim.

Okay, all right, then give us a name.

Tamam, o zaman bize bir isim ver.

That's not your real name, right?

Bu senin gerçek adın değil, değil mi?

That's not his real name, is it?

Bu onun gerçek adı değil, değil mi?

No, you listen to me. This is a man, and he has a name.

Şimdi beni dinleyin bu bir insan ve onun bir adı var.