English-Turkish translations for national:

ulusal · milli · ulus · millet · vatandaş · uyruklu · milliyetçi · milliyet · yerli · uyruk · other translations

national ulusal

Not that you care, John, but it's a matter of national security, all right?

Umurunda değil John ama bu bir ulusal güvenlik meselesi, tamam mı?

This national security stuff boring you?

Bu ulusal güvenlik işleri seni sıkıyor mu?

An illegal Japanese immigrant and the reputation of a former Marine are hardly matters of national security.

İllegal Japon göçmeni ve eski bir denizcinin itibarı ulusal güvenlik için çok önemli değil.

Click to see more example sentences
national milli

This is a matter of national security.

Bu da bir Milli Güvenlik meselesi.

And that fellow is your national hero?

Ve bu adam sizin milli kahramanınız, öyle mi?

It's my obligation as a national hero.

Milli bir kahraman olarak bu benim görevim.

Click to see more example sentences
national ulus

In a few years, it'll be a national business.

Bir kaç yıl içinde, uluslararası bir olur.

This regiment has always given the nation and its army news of success and victory

Bu alay, her zaman ulus ve onun ordusuna sahip olur. Başarı ve zaferin haberleri.

France will always be a great nation.

Fransa, her daim büyük bir ulus olacaktır".

Click to see more example sentences
national millet

I am Michael, and I am part English, Irish, German, and Scottish, sort of a virtual United Nations.

Ben Michael, ve ben yarı İngiliz, İrlandalı, Alman ve İskoçum. Bir nevi Birleşmiş Milletler gibiyim.

By the way, I work for the United Nations.

Bu arada, ben Birleşmiş Milletler için çalışıyorum.

Ares wants a strong amazon nation.

Ares güçlü bir Amazon milleti istiyor.

Click to see more example sentences
national vatandaş

A scientist and Chinese national, Shen will be in D.C. this week for a tech conference.

Bilim adamı ve Çin vatandaşı olan Shen, bu hafta sonu bir teknoloji konferansı için Washington'da olacak.

Wendy and Xu Chen, two Chinese nationals living and working here in D.C.

Wendy ve Xu Chen, Washington'da yaşayan ve çalışan iki Çin vatandaşı.

South African national.

Güney Afrika vatandaşı.

Click to see more example sentences
national uyruklu

Zoran Matevski, Albanian nationality, former member of the KLA, the Kosovo Liberation Army.

Zoran Matevski, Arnavut uyruklu. Eski UCK üyesi. Kosova Kurtuluş Ordusu.

Well, Hasim Farouk is a Saudi national living here as a student.

Hasim Farouk Suudi Arabistan uyruklu ve burada bir öğrenci olarak yaşıyormuş.

U.S. citizen or foreign national?

ABD vatandaşı veya yabancı uyruklu?

Click to see more example sentences
national milliyetçi

Still the national pride?

Hala milliyetçi bir gurur.

It's a profile of Carlos Villar, a Nicaraguan national.

Bu Carlos Villar'ın profili, Nikaragualı bir milliyetçi.

Mr. Coupet, are you a member of the extreme-right French ultra-nationalist political party, le Front National?

Bay Coupet, aşırı sağcı olan, Fransız aşırı milliyetçi siyasi partisi le Front National üyesi misiniz?

Click to see more example sentences
national milliyet

I don't care about nationality

Milliyet umurumda bile değil.

Excuse me Chatlanian and Patsak is it nationality?

Özür dilerim Chatlanlı ve Patsak milliyet mi?

Music exceeds race and nationality.

Müzik, ırkları ve milliyeti aşar.

Click to see more example sentences
national yerli

Gentlemen, automobile means national industry.

Beyler! Otomobil demek, Yerli Sanayi demek.

National, Buenos Aires, Cordoba, Cooperative

Yerli, Buenos Aires, Córdoba, ortak

Jose Eduardo Agualusa, is that national or foreign literature?

Jose Eduardo Agualusa, yerli edebiyat mı, yabancı mı?

national uyruk

And not just Japanese men. All nationalities flee.

Sadece Japon erkekleri de değil tüm uyruktan erkekler.

Jake, he has no nationality.

Jake, onun bir uyruğu yok.