English-Turkish translations for neck:

boyun · boyunlu · yaka · boğaz · ense · other translations

neck boyun

No fever, no neck pain.

Ateş yok. Boyun ağrısı yok.

This is for the neck.

Bu da boyun için.

Now, arm, neck, heart, leg, leg, lung.

Şimdi! Kol, boyun, kalp, bacak, bacak, akciğer.

Click to see more example sentences
neck boyunlu

Black hair. Long neck.

Siyah saçlı, uzun boyunlu.

It's a giraffe-necked weevil, and this is a male.

Bu bir zürafa boyunlu buğdaybiti. Bir erkek.

Long slender neck.

Uzun ince boyunlu.

Click to see more example sentences
neck yaka

John Casey wearing a deep V-neck cashmere sweater.

İşte bu. John Casey, V yaka kaşmir bir kazak giyiyor.

I wore a swan neck.

Bir "Kuğu yaka" giydim.

I'm responsible for all those t-shirts French-cut, v-necked, ribbed, what have you.

Tüm tişörtlerden ben sorumluyum bisiklet yaka, V yaka, fitilli, ne varsa.

Click to see more example sentences
neck boğaz

Jason, have you ever put out a cigar on Gilbert Gottfried's neck?

Jason, daha önce hiç Gilbert Gottfried'in boğazına puro soktun mu?

No, I want to wring his little scrawny lawyer neck out.

Hayır, onun o küçük sıska avukat boğazını sıkmak istiyorum.

Cliff might be neck-deep in scrap!

Cliff boğazına kadar b.ka batmış olmalı.

Click to see more example sentences
neck ense

Second word: Neck.

İkinci kelime: ense.

This guy has a really sinewy neck.

Bu adamın çok adaleli bir ensesi var.

Sandy's friend is a weightlifter, but her neck isn't that big.

Sandy'nin arkadaşı ağırlık kaldırıyor, ama ensesi o kadar kalın değil.