English-Turkish translations for never:

hiç · asla · bir zaman · hiçbir zaman · hiç bir zaman · hiçbir şekilde · other translations

never hiç

Something crazy happened at that house that night, and maybe we'll never really know what.

O gece çılgınca bir şey oldu o evde. Belki ne olduğunu hiç bilemeyeceğiz.

I've never seen you like this before.

Sen daha önce hiç böyle görmedim.

And I've never seen you this happy.

Ve ben seni hiç bu kadar mutlu görmemiştim.

Click to see more example sentences
never asla

But I know him, and he would never do something like this.

Ama onu tanıyorum ve o asla böyle bir şey yapmaz.

I'm never gonna find another girl like you who likes me and is, you know, real.

Bir daha asla senin gibi bir kız bulamayacağım. Beni seven ve gerçek olan.

Never is a long time.

Asla, uzun bir zaman.

Click to see more example sentences
never bir zaman

For something like this, there is never a right time.

Bunun gibi bir şey için, hiç doğru zaman olmayacak.

But there's one thing I know I'll never forget.

Ama hiçbir zaman unutmayacağım bir şey var.

That that was never going to happen.

Bu bu hiç bir zaman olmayacak.

Click to see more example sentences
never hiçbir zaman

But you were never there for me.

Ama benim için hiçbir zaman vardı.

I never said anything of the kind.

Ben hiçbir zaman öyle bir şey demedim.

Maybe they come tomorrow. Maybe never.

Belki yarın gelirler belki hiçbir zaman.

Click to see more example sentences
never hiç bir zaman

For something like this, there is never a right time.

Bunun gibi bir şey için, hiç doğru zaman olmayacak.

And there never have been.

Ve hiç bir zaman olmadı.

I'm giving you a second chance, which your father never had.

Sana ikinci bir şans veriyorum, Babanın hiç bir zaman olmamıştı.

Click to see more example sentences
never hiçbir şekilde

Things never happen the same way twice, dear one.

Hiçbir şey iki kez aynı şekilde olmaz canım.

Now, now, perfectly symmetrical violence never solved anything.

Şimdi, kusursuz bir şekilde simetrik olan şiddet hiçbir şeyi çözmez.

It's not fuckin' fair, because it was never designed to be fair.

Lanet olası adil değil çünkü hiçbir zaman adil olmayacak şekilde tasarlandı.