English-Turkish translations for next:

sonra, sonraki · bir sonra, bir sonraki · gelecek · bir dahaki · önümüzdeki · ertesi · yanında, yanına · bundan sonra · ondan sonra · daha sonra · diğer · neredeyse · sonra gelen · yakın · öbür · en yakın · komşu · öteki · arkasından · hemen sonra · ileri · bitişik · müteakip · yanı başındaki · other translations

next sonra, sonraki

Come on, I got a great idea for the next place.

Hadi, bir sonraki yer için harika bir fikrim var.

Now, for the next demonstration, I actually need a couple of volunteers To help me out.

Şimdi, bir sonraki gösteri için bana yardım edecek bir çift gönüllüye ihtiyacım var.

Now, the next part is very important.

Şimdi, bir sonraki adım çok önemli.

Click to see more example sentences
next bir sonra, bir sonraki

Come on, I got a great idea for the next place.

Hadi, bir sonraki yer için harika bir fikrim var.

The next meeting is in three hours.

Bir sonraki toplantı üç saat sonra.

The next flight is in three days.

Bir sonraki uçak üç gün sonra.

Click to see more example sentences
next gelecek

It's too late for this year, but we believe that next year will be different.

Bu yıl için artık çok geç ama sanıyoruz ki gelecek yıl değişik olacak.

Next time, brother, you and me.

Gelecek sefere dostum. Sen ve ben.

They're sending me to New York next week for a conference.

Bir konferans için gelecek hafta beni New York'a gönderiyorlar.

Click to see more example sentences
next bir dahaki

The next time I leave you alone and you don't say anything I swear I'll leave you.

Bir dahaki sefere seni yalnız bırakacağım ve sakın bir şey söyleme! Yemin ederim seni bırakacağım.

What is he gonna do next?

Bir dahaki sefere ne yapacak?

And then, we'll do the same thing next year.

Ve sonra, bir dahaki sene aynısını yapalım.

Click to see more example sentences
next önümüzdeki

But just promise me, for the next two days it's just you and me.

Ama sadece bana söz ver, önümüzdeki iki gün boyunca sadece sen ve ben

Actually, I'm having a party next weekend.

Aslında, önümüzdeki hafta sonu bir parti veriyorum.

What about next month?

Önümüzdeki ay ne olacak?

Click to see more example sentences
next ertesi

Jack one day you say one thing, the next day, something else.

Jack bir gün bir şey diyorsun, ertesi gün başka bir şey.

What about the next day?

Ertesi gün ne olacak?

Next day, he was dead.

Ertesi gün, O ölmüş.

Click to see more example sentences
next yanında, yanına

And next time, bring some water and a friend with you.

Bir dahaki sefer yanında biraz su ve bir de arkadaşın olsun.

There's a bad man next door!

Yan evde, kötü bir adam var!

Take the bed next to him and find yourself an empty locker.

Onun yanındaki yatağı al ve kendine boş bir dolap bul.

Click to see more example sentences
next bundan sonra

All you care about is that this summer is like last summer, but what about next year?

Tek düşündüğün şey, bu yaz da geçen yaz gibi olsun. Peki ama bir sonraki yaz?

This is good. Guys, here's to the next step.

Bu iyi. çocuklar, işte bir sonraki adım.

Christmas Eve this year and next year, the year after that.

Bu seneki Noel arifesinde gelecek sene, ve ondan sonraki sene.

Click to see more example sentences
next ondan sonra

I want my money now, and some more next week, and some more after that!

Paramı şimdi istiyorum! Ve gelecek hafta biraz daha! Ve ondan sonra biraz daha!

And for once in my life, I wanna be that next guy.

Ve hayatımda ilk kez o sonraki adam ben olmak istiyorum.

Then you should know what happens next.

O zaman bundan sonra ne olacağını bilirsin.

Click to see more example sentences
next daha sonra

I want my money now, and some more next week, and some more after that!

Paramı şimdi istiyorum! Ve gelecek hafta biraz daha! Ve ondan sonra biraz daha!

Your next one will be better.

Bir sonraki çocuğun daha iyi olacak.

Who knows what's gonna happen next?

Daha sonra ne olacağını kim biliyor ki?

Click to see more example sentences
next diğer

A stone for my father, "a stone for my mother, "another for my country, "and who's the next one for?

Babam için bir taş, "annem için bir taş, "bir tane de ülkem için, diğeri kimin için?

There's a room next door.

Diğer kapıda bir oda var.

It'll be great for next weekend.

Diğer haftasonu için harika olacak.

Click to see more example sentences
next neredeyse

Do you know where he went next?

Daha sonra nereye gitti biliyor musun?

Guess where I'm going next week?

Tahmin et haftaya nereye gidiyorum?

Tell me where the next village is.

Bir sonraki köyün nerede olduğunu söyle.

Click to see more example sentences
next sonra gelen

lf you want this back, there's a boy in red shirt next street, give the bike to him and come tomorrow.

Bunu geri istersen, bir sonraki sokakta kırmızı gömlekli bir çocuk var, motosikleti ona ver ve yarın gel.

And then, the very next day, the appointment letter arrived.

Ve sonra, hemen ertesi gün, randevu mektup geldi.

You know what comes next, don't you, Pen?

Ondan sonra ne geliyor biliyorsun değil mi Pen?

Click to see more example sentences
next yakın

Or the next best thing.

Ya da ona en yakın şey.

Unfortunately next time, Superman super close will have super deadly results.

Maalesef bir sonraki sefere, Süpermen süper yakın olmanın süper ölümcül sonuçları olacak.

How close is the next farm?

Sonraki çiftlik ne kadar yakın?

Click to see more example sentences
next öbür

I'll probably find her tomorrow or the next day.

Muhtemelen yarın ya da öbür gün onu bulurum.

Tonight, tomorrow, maybe the next day.

Bu akşam, yarın, belki öbür gün de.

Tomorrow or the next day?

Yarın ya da öbür gün?

Click to see more example sentences
next en yakın

Or the next best thing.

Ya da ona en yakın şey.

Where's the next closest road?

En yakın kapalı yol nerede?

Next of kin are usually the first suspects.

En yakın akraba genelde ilk şüpheli olur.

Click to see more example sentences
next komşu

Evening, neighbor. I'm Troy from next door.

İyi akşamlar komşu Ben yan komşunuz Troy.

I'm your new neighbour which makes you, the girl next door.

Senin yeni komşunum bu da seni, "komşu kızı" yapıyor.

Jessie and Tod move next door to a lesbian couple, Bev and Nina

Jessie ve Tod lezbiyen bir çiftle komşu oldular, Bev ve Nina.

Click to see more example sentences
next öteki

In this world or the next.

Bu dünyada ya da öteki dünyada.

One day he says one, next day the other.

Bir gün biri diyor, öbür gün öteki.

One minute her, the next minute someone else.

Bir dakika onunla, öteki dakika başka biriyle.

Click to see more example sentences
next arkasından

No, the next one, second floor, back.

Hayır, bir sonraki. İkinci kat, arka daire.

Gold Rock Beach is around this next curve.

Gold Rock Beach bir sonraki virajın arkasında.

Little Arnie is next. Seymour's Darling and Best Seller.

Little Arnie, Seymour's Darling ve Best Seller arkalarında.

Click to see more example sentences
next hemen sonra

What happened next isn't important.

Hemen sonra ne olduğu önemli değil.

And then, the very next day, the appointment letter arrived.

Ve sonra, hemen ertesi gün, randevu mektup geldi.

He targets his next victim right away.

Bir sonraki kurbanı hemen hedef alıyor.

Click to see more example sentences
next ileri

For the next life, innit?

İlerideki yaşam için, değil mi?

To standon a new world andlookbeyondit to the next one.

Yeni bir dünyada durup, ileri, bir sonrakine bakmak için.

next bitişik

That's your next customer, isn't it?

Bu senin bitişik müşterin, değil mi?

next müteakip

She's starring in Buenaventura Castrillo's next film.

Buenaventura Castrillo'nun müteakip filminde başrol oynuyor.

next yanı başındaki

Right next to Councilman Bridges' body.

Meclis üyesi Bridges'ın cesedinin yanı başında.