English-Turkish translations for noise:

gürültülü, gürültü · ses · ses çıkarmak · gürültü etmek · parazit · kirlilik · other translations

noise gürültülü, gürültü

Why is there so much noise up there?

Neden bu kadar çok gürültü var orada?

Why are you making so much noise?

Neden bu kadar gürültü yapıyorsunuz?

Could you make a little less noise?

Biraz daha az gürültü yapabilir misin?

Click to see more example sentences
noise ses

This noise is driving me crazy.

Bu ses beni deli ediyor.

It's that noise, isn't it?

Bu o ses, öyle değil mi?

Now Ferrari take this whole engine noise business very, very seriously.

Şimdi Ferrari tüm bu motor sesi işini çok çok ciddiye alıyor.

Click to see more example sentences
noise ses çıkarmak

With that noise coming closer and there's no way out?

Şu ses yaklaşıyor ve hiç bir çıkış yolu yok mu?

Who's making that noise?

O sesi kim çıkarıyor?

What a funny noise it's making.

Ne kadar komik bir ses çıkarıyor.

Click to see more example sentences
noise gürültü etmek

That noise is driving me crazy.

Bu gürültü beni deli ediyor.

We hate noise. Isn't that right, Jerry?

Gürültüden nefret ediyoruz öyle değil mi Jerry?

Hurry, quick, make some noise!

Acele et, çabuk, gürültü yap!

Click to see more example sentences
noise parazit

There's a parasite noise.

Parazit bir ses var.

Electromagnetic noise sounds very powerful.

Elektromanyetik parazit çok güçlü geliyor.

Constant visual and sonic noise.

Sürekli görüntü ve ses paraziti vardı.

Click to see more example sentences
noise kirlilik

Traffic, construction, car alarms, noise pollution.

Trafik, inşaatlar, araba alarmları, gürültü kirliliği.

No city noise, no flesh-eating ogres, no pollution.

Şehir gürültüsü yok,et yiyen canavarlar yok kirlilik yok

That is noise pollution.

Bu yaptığın gürültü kirliliği.