English-Turkish translations for normal:

normal · sıradan · zamanki · olağan · uygun · ortalama · çoğunlukla · düzgün · tabii olarak · other translations

We also found translations for word normal in Turkish.

normal normal

Well, being a mom, I can tell you that a nice, normal dinner with friends and family is a perfect gift.

Arkadaşlar ve aile ile mükemmel bir hediye Peki, bir anne olmak, güzel bir, normal bir akşam yemeği olduğunu söyleyebilirim.

And you are not a normal man.

Sen de normal bir adam değilsin.

Does this house look normal to you?

Bu ev sana normal geliyor mu?

Click to see more example sentences
normal sıradan

But it's not exactly a normal day, is it?

Ama bu, sıradan bir gün değil, öyle değil mi?

There's just the normal stuff here.

Burada sadece sıradan şeyler var.

So this isn't bad, right? just like a normal Saturday.

Bu o kadar da kötü değil, ha? Sıradan bir cumartesi gibi işte.

Click to see more example sentences
normal zamanki

But she's always been a normal happy child.

Ama o her zaman normal, mutlu bir çocuktu.

In the end, everything always goes back to normal.

Sonunda, her zaman, her şey normale döner.

Then they're not normal.

O zaman normal değiller.

Click to see more example sentences
normal olağan

That's not normal, right?

Bu olağan değil, değil mi?

This is not your normal criminal case.

Bu senin olağan suç davan değil. Ne?

A perfectly normal woman.

Son derece olağan bir kadın.

Click to see more example sentences
normal uygun

But I think it was just a normal, awkward, family dinner.

Ama bence bu sadece normal, uygunsuz bir aile yemeğiydi.

But a normal relationship isn't viable for people like us.

Ama bizim gibi insanlar için normal bir ilişki uygun değil.

No, but it's just that, normally, it's just not on

Hayır, sadece bu normalde öyle değil ama bu uygun olmamış

Click to see more example sentences
normal ortalama

This is a totally normal, average neighborhood.

Burası tamamen normal, ortalama bir mahalle.

He had dark hair, average height, normal, I suppose.

Koyu renk saçları vardı. Ortalama boy, normal, sanırım.

You're a normal average girl, Nathalie.

Sen normal ortalama bir kızsın, Nathalie.

normal çoğunlukla

Most crimes are committed by normal folks.

Çoğu suçlar normal insanlar tarafından işlenir.

Normally it usually takes months.

Normalde bu, çoğunlukla aylar alır.

The trouble is that normal sex is still a novelty for most people in book form.

Sorun şu ki, normal seks çoğu insan için hâlâ bir yenilik yani kitap şeklinde.

normal düzgün

Julia is decent and beautiful and normal.

Julia düzgün, güzel ve normal birisi.

I'm just a regular, normal insensitive asshole.

Ben normal, düzgün duyarsız bir hıyarım.

normal tabii olarak

Cristina still hasn't talked to me. Which is normal. Except it's worse.

Cristina hâlâ benimle konuşmadı, ki bu normal tabii çok kötü olması dışında.