English-Turkish translations for note:

nota, not · yazmak · not etmek · dikkat · rapor · dikkat etmek · banknot · önem · dikkate alınmış · belge · işaret · ses · other translations

note nota, not

A great President, a great American and on a more personal note a wonderful friend.

Büyük bir Başkan, büyük bir Amerikalı ve kişisel bir not olarak da harika bir dosttu.

What is meaning of this horrible, horrible note?

Bu korkunç, korkunç not da ne demek oluyor?

Yes, that's why you left a note on the body.

Evet, bu yüzden cesedin üstüne bir not bıraktın.

Click to see more example sentences
note yazmak

She wrote me a note a few weeks ago.

Bir kaç hafta önce bana bir not yazmıştı.

Well, then who wrote the note?

O zaman o notu kim yazdı?

Go pack your things, leave a note behind and find a healthy woman.

Eşyalarını topla, güzel bir not yaz ve kendine sağlıklı bir kadın bul.

Click to see more example sentences
note not etmek

General Della Rovere admitted that he gave you a note.

General Della Rovere sana bir not verdiğini itiraf etti.

Then this note must be destroyed.

Öyleyse bu not yok edilmeli.

No time to talk, O'Hara, just keep taking notes.

Konuşmaya zaman yok. Not almaya devam et.

Click to see more example sentences
note dikkat

Maybe God and all the angels took note of that blue dress too.

Belki Tanrı ve tüm melekler de o mavi elbiseyi dikkate aldı.

And Bob Haldeman is a rigorous and a conscientious note taker.

Ve Bob Haldeman dikkatli ve dürüst bir not tutucuydu.

Please note that Einstein's clock is in precise synchronization with my control watch.

Lütfen Einstein'ın saatinin benim kontrol saatim ile eşzamanlı olduğuna dikkat edin.

Click to see more example sentences
note rapor

Police officers noted violent and antisocial behavior.

Polis memuru şiddet ve antisosyal davranış rapor etti.

I have police reports, photos, Henrik's notes, my own notes, and Lisbeth's research.

Elimde polis raporları, fotoğraflar, Henrik'in notları, kendi notlarım ve Lisbeth'in araştırması var.

I'll write you a doctor's note.

Sana bir doktor raporu yazarım.

Click to see more example sentences
note dikkat etmek

Please note, this model is not to scale.

Lütfen dikkat et, bu model ölçülü değil.

Only, watch those false notes.

Sadece şu hatalı notalara dikkat et.

Now, note closely, please, pockets, poppers and zipper.

Şimdi, dikkat et, lütfen, cepler, yakalar ve fermuar.

Click to see more example sentences
note banknot

Since when has sanjay dutt's photo printed on currency notes?

Ne zamandan beri Sanjay Dutt'un fotoğrafı banknota basılıyor?

Welcome to Beverly HiIls Bank Note.

Beverly Hills Banknot'a hoş geldiniz.

This machine dispenses notes.

Bu makine banknot verir.

Click to see more example sentences
note önem

In other important social notes,

Diğer önemli sosyal gelişmeler,

Avery, Cliff notes, please.

Avery, önemli notlar lütfen

Post-It notes to annotate important documents.

Önemli belgeler için yapışkanlı not kağıtları.

note dikkate alınmış

Maybe God and all the angels took note of that blue dress too.

Belki Tanrı ve tüm melekler de o mavi elbiseyi dikkate aldı.

All around the world, traditional rural societies took note.

Tüm dünyada geleneksel kırsal toplumlar, bu durumu dikkate aldı.

Your objection is noted, Nadia.

İtirazın dikkate alınacak, Nadia.

note belge

Note that Mr. Munceford's credentials have been checked and log him aboard.

Bay Munceford'un belgelerinin kontrol edildiğini not al ve onu gemiye kaydet.

Dismissal note for the lady Yasue Sughimoto.

BAYAN YASUE SUGIMOTO'NUN İŞTEN ÇIKARILMA BELGESİ

note işaret

Note the capsular ligaments and coracoacromial ligaments show signs of stretching and abnormal position.

Kapsül bağ dokular ve omuzdaki bağ dokular gerildiğini ve anormal pozisyon işaret ediyor.

It's a real junkie-with-a-note robbery.

Soygun işaretli gerçek bir keş.

note ses

Jay Silent Bob are one-note jokes that only stoners laugh at.

Jay ve Sessiz Bob, sadece keşlerin gülebileceği bir şaka.