English-Turkish translations for nothing:

yok · hiçbir şey · hiç · hiç bir şey · birşey · önemsiz · boşuna · asla · sıfır · hiçlik · other translations

nothing yok

Listen, I'm sorry, but there's nothing I can do for you right now.

Çok üzgünüm ama şu an senin için yapabileceğim hiçbir şey yok.

No, there is nothing there.

Hayır, orada bir şey yok.

There's nothing you can do for them.

Onlar için yapabileceğin hiçbir şey yok.

Click to see more example sentences
nothing hiçbir şey

Listen, I'm sorry, but there's nothing I can do for you right now.

Çok üzgünüm ama şu an senin için yapabileceğim hiçbir şey yok.

Yeah, there's nothing here.

Evet, burada hiçbir şey yok.

No, you don't say nothing.

Hayır. Hiçbir şey söyleme.

Click to see more example sentences
nothing hiç

I'm sorry, sir, but there's nothing we can do.

Üzgünüm, efendim, ama yapabileceğimiz hiç bir şey yok.

Everyone will say, great, we did something, which is really nothing.

Herkes, harika bir şey yaptık diyecek ki bu aslında bir hiç olacak.

That's nothing to us.

Bu bizim için bir hiç.

Click to see more example sentences
nothing hiç bir şey

I'm sorry, sir, but there's nothing we can do.

Üzgünüm, efendim, ama yapabileceğimiz hiç bir şey yok.

I've never seen nothing like it.

Böyle bir şey hiç görmedim.

There was nothing I could do, sir.

Yapabileceğim hiç bir şey yoktu, efendim.

Click to see more example sentences
nothing birşey

What do you mean, there's nothing there?

Orada hiç birşey yok da ne demek?

Oh, no, it's it's really nothing.

Yok, hayır gerçekten birşey yok.

Sir, if there's nothing else

Bayım, Eğer başka birşey yoksa

Click to see more example sentences
nothing önemsiz

But there's nothing more important to me than you and this family.

Ama benim için senden daha önemli bir şey yok ve ailemden.

Oh, no, no, nothing at all.

Oh, hayır, hayır. Önemli değil.

Well, nothing too important.

Çok önemli bir şey yok.

Click to see more example sentences
nothing boşuna

Then it will be all for nothing.

O zaman her şey boşuna olacak.

Look, it's empty, there's nothing more inside.

Bak, boş bu. İçinde hiçbir şey yok ki.

It's not nothing, Henry.

Boş bir şey değil, Henry.

Click to see more example sentences
nothing asla

And then something happens, as you knew it would, and nothing can ever be the same again.

Ve sonra olacağını bildiğiniz bir şeyler olur, ve hiç bir şey asla tekrar eskisi gibi olmaz.

You're nothing, and you're never gonna be nothing!

Sen bir hiçsin! Ve sen asla bir hiç olamayacaksın!

Oh, never say nothing.

Asla bir şey deme.

Click to see more example sentences
nothing sıfır

He was a nothing A zero, zero

O bir hiçti Bir sıfır, sıfır

Four luxury buildings, four major scores, and we got nothing.

Dört lüks bina, dört büyük vurgun ve elde var sıfır.

Adam, one! Pig, nothing!

Adam bir, domuz sıfır.

Click to see more example sentences
nothing hiçlik

Three, there's no such thing as nothing.

Üç, hiçlik diye bir şey de yok.

But this kind of death this slow invisible disappearing into nothing?

Ama böyle ölüm Bu yavaş, görünmez hiçliğe doğru kaybolan

And you must hurry, Atreyu. The Nothing grows stronger every day.

Ve acele et Atreyu. hiçlik her geçen gün güçleniyor.

Click to see more example sentences