English-Turkish translations for now:

-dan · -den · şimdilerde, şimdiki, şimdi, şimdilik · artık · şu an · şu anda · işte · hemen · şimdiki zaman · bugünlerde · derhal · şimdiki halde · imdi · halen · acilen · other translations

now -dan

What, what, what is it now?

Ne, ne, şimdi ne var?

Yes, but it's not a good time right now.

Evet ama pek uygun bir zaman değil.

Now I know something about you.

Artık hakkında bir şeyler biliyorum.

Click to see more example sentences
now -den

What, what, what is it now?

Ne, ne, şimdi ne var?

Yes, but it's not a good time right now.

Evet ama pek uygun bir zaman değil.

Now I know something about you.

Artık hakkında bir şeyler biliyorum.

Click to see more example sentences
now şimdilerde, şimdiki, şimdi, şimdilik

What, what, what is it now?

Ne, ne, şimdi ne var?

And now you're here for me.

Şimdi de benim için buradasın.

Now tell me something good.

Şimdi bana güzel bir şey söyle.

Click to see more example sentences
now artık

It's just you and me now, all right?

Artık sadece sen ve ben, tamam mı?

Your sister, well, she's not really your sister anymore now, is she?

Ablan aslında o artık senin ablan değil, öyle değil mi? Hayır.

Things are gonna be different for me now.

Artık benim için her şey farklı olacak.

Click to see more example sentences
now şu an

It's not good for you right now.

Bu şu an senin için iyi değil.

Now I'm here and here we are.

Şu an burada ve işte böyle.

I'm going home right now

Ben, şu an eve gidiyorum.

Click to see more example sentences
now şu anda

No, he's not here right now.

Hayır, o şu anda burada değil.

You know, I can't right now, but thank you.

Biliyor musun, şu anda olmaz, ama teşekkür ederim.

He's the most important person for me right now.

Şu anda o benim için en önemli insan.

Click to see more example sentences
now işte

But right now this country is under attack, and I've got a job to do, and I don't have a choice.

Fakat şu an bu ülke saldırı altında ve yapmam gereken bir işim var ve başka seçeneğim yok.

Now go and do your work

Şimdi git ve işini yap.

See, now that's right.

Bak bu doğru işte.

Click to see more example sentences
now hemen

You and I right here right now.

Sen ve ben Burada Hemen şimdi.

But Mom Right now, please.

Ama anne Hemen şimdi, lütfen.

I'll be going home now.

Ben hemen eve dönüyorum.

Click to see more example sentences
now şimdiki zaman

I see that now, and one day you'll see it, too, but until then you don't really have a choice.

Bunu şimdi anlıyorum ve bir gün sen de anlayacaksın. Ama o zamana kadar başka seçeneğin yok.

Then why are we doing it now?

O zaman neden şimdi bunu yapıyoruz?

So now, tell me.

O zaman söyle şimdi.

Click to see more example sentences
now bugünlerde

A few years from now, all this, this whole place, everything, it's gone, just gone.

Bugünden bir kaç yıl sonra, bütün bunlar, bütün her yer, her şey, yok oldu, sadece yok oldu.

And now, there's one more martial arts expert, who's joining us here today. Let me introduce him.

Ve şimdi, Bugün burada bize katılan başka bir dövüş sanatları uzmanı var. onu tanıtmama izin verin.

Today, right now.

Bugün, hemen şimdi.

Click to see more example sentences
now derhal

Right now, okay?

Derhal, tamam mı?

Coffee, coffee, coffee now.

Kahve, kahve, kahve. Derhal.

Olivia, open this door right now!

Olivia, derhal şu kapıyı!

Click to see more example sentences
now şimdiki halde

And now look at you.

Ve şimdi haline bak.

Look at you right now.

Hemen şimdi, haline bak.

Then again right after school. Now look at him.

Sonra da okulda sonra Şimdi haline bak.

Click to see more example sentences
now imdi

I'm just confused and scared. Now, Marie, listen to me.

Kafam karışık ve korkuyorum. imdi, Marie, dinle beni.

But now I remember who I am, and that's Lacey.

Ama şimdi kim olduğumu hatırlıyorum, ben Lacey im.

What the mother-effing, c-ing ess-ing, effing k-ing eff is going on right now?

Ne oluyor aına koyayım, s-kayım s-çayım, s-keyim im im şu anda?

Click to see more example sentences
now halen

Well, now, who do you think made her dangerous?

Peki, sence onu kim tehlikeli hale getirdi?

Now look what I have become.

Şimdi bak ne hale geldim.

Of course, she's now become impossible.

Elbette şimdi imkansız hale geldi.

Click to see more example sentences
now acilen

Right now we need you here, urgently.

Şimdi sana burada ihtiyacımız var, acilen.

Colonel, Ferretti needs medical attention now!

Albay, Ferretti'nin acilen tıbbi yardıma ihtiyacı var!

Jerry, I need that FedEx right now.

Jerry, o pakete acilen ihtiyacım var.

Click to see more example sentences