English-Turkish translations for nurse:

hemşire · iyileştirmek · bakmak · dadı · bakıcı · bakım · ilgilenmek · bakıp iyileştirmek · hastabakıcı · bakıcılık yapmak · beslemek, besleme · other translations

nurse hemşire

Well, look, I've never met a nurse before, and I'm just interested in, uh well, in life.

Bak, ben daha önce bir hemşire ile tanışmamıştım hiç ve sadece hayat ile ilgileniyorum.

I know I'm a nurse, but wouldn't diet pills be so much easier?

Hemşire olduğumu biliyorum ama diyet hapları daha kolay olmaz mı?

Oh, yes, Nurse.

Oh, evet hemşire.

Click to see more example sentences
nurse iyileştirmek

A very good nurse.

Çok iyi bir hemşire.

Nurse Scott is my best friend.

Hemşire Scott en iyi arkadaşım.

You're a great nurse, but you're a lousy liar.

Çok iyi bir hemşiresin, ama çok kötü bir yalancısın.

Click to see more example sentences
nurse bakmak

Well, look, I've never met a nurse before, and I'm just interested in, uh well, in life.

Bak, ben daha önce bir hemşire ile tanışmamıştım hiç ve sadece hayat ile ilgileniyorum.

Look at that. New nurse.

Şuna bak, yeni bir hemşire.

Oh, look at the cute vampire nurse.

Şu sevimli vampir hemşireye bir baksana.

Click to see more example sentences
nurse dadı

Your insurance covers everything, including a nurse for you and a nanny for your son.

Sigortanız herşeyi kapsıyor, Sizin için bir hemşire, ve oğlunuz için bir dadı dahil.

Oh, good nurse, God save you, and good night.

Oh, iyi dadı, Tanrı seni kurtarsın, ve iyi geceler.

Come here, Nurse.

Buraya gel dadı,

Click to see more example sentences
nurse bakıcı

I'm not a registered nurse.

Ben bir bakıcı değilim.

You need a keeper, not a nurse.

Size bir bakıcı lazım, hemşire değil.

That was the night nurse that Margaret Whittaker fired.

Bu, o gece Margaret Whittaker'ın kovduğu bakıcı.

Click to see more example sentences
nurse bakım

And there was this, this woman, a nurse, she was taking care of me.

Ve, bu, bu kadın vardı Bir hemşire, o oldu Bana bakımı.

Yeah, because there are better nursing homes.

Evet, çünkü daha iyi bakım evleri var.

What kind of nursing is this?

Bu nasıl bir bakım böyle?

Click to see more example sentences
nurse ilgilenmek

Said it was something about Nurse Linley.

Hemşire Linley ile ilgili bir şey söyledi.

A nurse interested in mathematics.

Matematikle ilgilenen bir hemşire.

LaFlamme serving a high-sticking major with his team nursing a tenuous one-goal lead.

Laflamme durumu belirsiz hedefinin peşindeki takımı ile büyük bir çabayla ilgileniyor.

Click to see more example sentences
nurse bakıp iyileştirmek

I've been sick, I had bronchitis and other pains, but an old woman rescued me and nursed me.

Hastaydım, bronşitim ve başka ağrılarım vardı. Ama yaşlı bir kadın bana baktı ve beni iyileştirdi.

Arranging flowers, being a nurse

Çiçeklere bakmak, iyi bir hemşire olmak

nurse hastabakıcı

Felipe's a nurse a special care provider.

Felipe hastabakıcı. Özel bakıcı gibi bir şey.

nurse bakıcılık yapmak

It's not exactly nursing, but what are you gonna do?

Tam olarak bakıcılık gibi değil ama ne yapacaksın ki?

nurse beslemek, besleme

They fed me and nursed me

Beslediler ve baktılar bana