objecting

And now we have all we need units, defense plans, objectives and the schedule for further drops.

Ve şimdi, tek ihtiyacımız olan Birimler, savunma planları, amaçlar ve gelecek inişler için programlar.

Maybe he needs a psychic connection to a place thing or object a letter.

Belki de psişik bağlantı için bir nesneye ya da objeye, bir mektuba ihtiyacı vardır.

This is a very dangerous object.

Bu çok tehlikeli bir nesne.

I object, Your Honor, because I love this woman.

İtiraz ediyorum sayın yargıç, çünkü bu kadını seviyorum.

Objection, Your Honor. That is not an official hockey position.

İtiraz ediyorum, Sayın Yargıç, bu resmi bir hokey pozisyonu değil.

That's right, it's a very important object

Bu doğru, o çok değerli bir nesne.

She's my boss, but I'm not an object, sir.

O benim patronum, ama ben bir obje değilim efendim.

He doesn't know anything about it, so he'll be completely objective.

Bu konuda hiçbir şey bilmiyor onun için tamamen objektif olacak.

Yes, I'm a good object lesson, aren't I?

Evet, iyi bir ders konusuyum, değil mi?

Now, it could be a person or an object.

Bu bir insan da olabilir, bir nesne de.