offices

I'm very sorry about your police officer, but I don't know anything about it.

Polis memuru için çok üzgünüm ama bu konuda hiçbir bilgim yok.

I have no idea what kind of police officer you are but you're a very good teacher.

Senin nasıl bir polis memuru olduğun hakkında hiçbir fikrim yok, ama çok iyi bir öğretmensin.

Sit down. Just call the office and tell them that you need the week off.

Otur ve ofisi ara... .ve onlara bir hafta izne ihtiyacın olduğunu söyle.

No, I'm not married, but I'm a police officer.

Hayır, ben evli değilim ama bir polis memuruyum.

Hey, you're a police officer, why don't you help her?

Hey, sen bir polis memurusun. Neden ona yardım etmiyorsun?

There's a police officer who wants to see you.

Sizi görmek isteyen bir polis memuru var.

Yes, there's a police officer here.

Evet burada bir polis memuru var.

Maybe that's why I'm an officer and you're not.

Belki de bu yüzden ben bir subayım, sen değilsin.

Now, that office was closed yesterday, but there was a call made from there about an hour ago.

Şimdi, o ofis dün kapalıydı, ama yaklaşık bir saat önce oradan bir arama yapılmış.

Two days down, one to go, and everybody in the office still loves the new me.

İki gün geçti, bir gün kaldı ve ofisteki herkes yeni beni seviyor hâlâ.