English-Turkish translations for okay:

tamam · iyi · olur, oldu · peki · izin · doğru · kabul · uygun · onay · onaylamak · okey · other translations

okay tamam

It's just you and me right now, okay?

Ama şimdi sadece sen ve ben, tamam mı?

Okay, don't say anything else, please, just don't say anything

Tamam, başka bir şey söyleme, lütfen bir şey söyleme.

Please, please tell me you're okay.

Tamam mı? Lütfen bana iyi olduğunu söyle.

Click to see more example sentences
okay iyi

Okay, I'll give you the good news first, which is not that good, but it's better than the bad.

Tamam önce iyi haberleri vereceğim ama o kadar da iyi değil, ama kötüden daha iyi.

Yeah, okay, fine, then just tell him it's not gonna happen at all.

Evet, tamam, iyi, o zaman ona söyle bir daha hiç olmayacak.

Are you okay?

İyi sen misin?

Click to see more example sentences
okay olur, oldu

Okay, but I don't know what that is!

Tamam, ama ben bunun ne olduğunu bilmiyorum!

But, it's him that okay, be good, now you're better

Ama O tamam iyi olacak şimdi daha iyisin

I'm sorry, okay? don't know what's wrong with me.

Özür dilerim, tamam mı? Bana neler oluyor bilmiyorum.

Click to see more example sentences
okay peki

Okay. Okay, well, you know what?

Tamam, peki, ne var biliyor musun?

Okay, so what's the problem?

Tamam, peki sorun nedir?

Okay, so you tell me then what happened?

Pekâlâ, o halde neler olduğunu anlat bana.

Click to see more example sentences
okay izin

Well, let me let you in on a little secret, okay?

Peki, izin ver sana küçük bir sır vereyim, tamam mı?

I can't let you do this, okay?

Bunu yapmana izin veremem, tamam mı?

Let's just take a minute, okay?

Bir dakika izin ver, tamam?

Click to see more example sentences
okay doğru

Okay, I know you're his best friend, But you're my friend too, right?

Tamam, onun en iyi arkadaşı olduğunu biliyorum ama benim de arkadaşımsın, doğru mu?

There's never a right time, okay?

Doğru zaman asla yok, tamam mı?

Okay, you know it's true, and I can't let that happen.

Bunun doğru olduğunu biliyorsun ve ben buna izin veremem.

Click to see more example sentences
okay kabul

But okay, okay, I'll take it.

Ama tamam, tamam. Kabul ediyorum.

Let's face it, okay?

Kabul edelim, tamam mı?

Hey, guys, let's just all admit it, okay?

Hey, arkadaşlar, artık kabul edelim tamam mı?

Click to see more example sentences
okay uygun

Okay, okay, okay, this is not a good time.

Tamam, tamam. Bu uygun bir zaman değil.

That's the best place for it, okay?

Bunun için en uygun yer orası, tamam mı?

It's just not for everyone, okay?

Ama herkese uygun değil tamam mı?

Click to see more example sentences
okay onay

I don't need your approval or your permission, okay?

Senin onayına ya da iznine ihtiyacım yok, tamam mı?

I've already signed the consent form, okay?

Onay belgesini zaten imzaladım, tamam mı?

Our new secret weapon, okayed by Mannerheim.

Yeni gizli silahımız Mannerheim tarafından onaylandı.

Click to see more example sentences
okay onaylamak

Okay, Miss Johnson, Mrs. Mandrakis confirmed.

Tamam, Bayan Johnson. Bayan Mandrakis onayladı.

Did Navarro okay this?

Navarro bunu onayladı mı?

Listen, Essen said City Hall and the bigwigs okayed the hit.

Dinle Essen dedi ki belediyedekiler ve kodamanlar saldırıyı onaylamış.

Click to see more example sentences
okay okey

Okay, girls, let's go.

Okey, kızlar, hadi gidelim.

Okay, so, you, me, and Tuck

Okey, sen, ben ve Tuck

Okay, D'argo comes back, not a scratch on 'im.

Okey, D'argo geri geliyor, üzerinde bir çizik bile yok.

Click to see more example sentences