English-Turkish translations for or:

da · ya · ya da · yoksa · veya · ve · falan · or · veyahut · yahut · other translations

or da

I don't know if you have a boyfriend or a girlfriend but, if you have some free time

Bir erkek arkadaşın ya da bir kız arkadaşın var bilmiyorum ama, eğer biraz boş vaktin varsa

We don't need money or anything else.

Para ya da başka bir şeye ihtiyacımız yok.

Just give me five minutes. Or four.

Sadece beş ya da dört dakika ver bana.

Click to see more example sentences
or ya

I don't know if you have a boyfriend or a girlfriend but, if you have some free time

Bir erkek arkadaşın ya da bir kız arkadaşın var bilmiyorum ama, eğer biraz boş vaktin varsa

Who or what is that?

Bu kim ya da ne?

Is that good or bad?

Bu, iyi ya da kötü mü?

Click to see more example sentences
or ya da

I don't know if you have a boyfriend or a girlfriend but, if you have some free time

Bir erkek arkadaşın ya da bir kız arkadaşın var bilmiyorum ama, eğer biraz boş vaktin varsa

We don't need money or anything else.

Para ya da başka bir şeye ihtiyacımız yok.

Just give me five minutes. Or four.

Sadece beş ya da dört dakika ver bana.

Click to see more example sentences
or yoksa

Is that a man in there or something?

Bu bir adam yoksa başka bir şey mi?

Did you say something or did I?

Sen mi bir şey söyledin yoksa ben mi?

Is life always this hard, or is it just when you're a kid?

Hayat her zaman bu kadar zor, yoksa sadece çocukken mi?

Click to see more example sentences
or veya

I don't know who or what you are, but I need your help.

Senin kim veya ne olduğunu bilmiyorum ama yardımına ihtiyacım var.

No, it's a yes or no question.

Hayır, bu evet veya hayır sorusu.

And he works here, or maybe maybe used to work here.

Ve burada çalışıyor veya belki de Eskiden burada çalışıyordu.

Click to see more example sentences
or ve

Yes, but I only go for a night or two at a time, and I always come back.

Ben yalnızca bir ve ya iki gece için gidiyorum.. hem her zaman da geri geliyorum.

Or because he's a good person, and better yet because he's a good surgeon.

Ya da o iyi bir insan ve daha da önemlisi iyi bir cerrah.

On three? Or one, two, three, and then go? Which is more common.

Üç deyince mi yoksa daha yaygın olan "bir, iki, üç ve sonra" mı?

Click to see more example sentences
or falan

It's not like I'm still in love with her or anything.

Hala ona aşık falan değilim ya da onun gibi bir şey.

Is she your wife or what?

Yoksa o senin karın falan mı?

She must have a lawyer, or a bank manager.

Bir avukatı veya banka yöneticisi falan olmalı.

Click to see more example sentences
or or

Good day, Señor Evans.

İyi günler Señor Evans.

Sometimes about Señor Diamond.

Bazen de Señor Diamond hakkında.

You need an "Americano" with balls, Señor Escobar.

Sizin taşaklı bir amerikalıya ihtiyacınız var, Señor Escobar.

Click to see more example sentences
or veyahut

Not just black and white or good and evil.

Sadece siyah ve beyaz veyahut iyi ve kötü değil.

Or you have something else altogether.

Veyahut tamamen başka bir şey var.

Stay out of this, Brigitte Nielsen or Dolph Lundgren from Rocky IV!

Sen bu mevzunun dışında kal, Rocky IV'ten Brigitte Nielsen veyahut Dolph Lundgren!

Click to see more example sentences
or yahut

Or bring home some money.

Yahut da eve biraz para getir.

Cause I tell you something.. It's not about wether or not your doughtnot is delicious..

Çünkü size bir şey söyleyeyim, bu, şekillerle yahut sizin donutlarınızın lezzetli olmayışıyla alakalı değil.

Morgan or Lambert.

Morgan yahut Lambert.