English-Turkish translations for paper:

kağıt · gazete · belge · evrak · yazı · önemsiz · makale · kâğıt para · duvar kâğıdı · ince · ödev · kağıttan yapılmış · rapor · other translations

paper kağıt

I mean, somewhere out there, there has to be a piece of paper, a witness the truth.

Yani, dışarıda bir yerde bir şey olmalı, bir parça kâğıt ya da tanık gerçek.

So he's rich on paper but maybe too cash poor to be an international fugitive.

Yani kağıt üzerinde zengin ama belki uluslar arası kaçak olmak için fazla fakir.

It's a small brown paper bag, Ma.

Küçük, kahverengi bir kese kâğıdı anne!

Click to see more example sentences
paper gazete

One thing, and that is either listen to my stupid music or read this stupid paper.

Bir şey, bu da ya aptal müziğimi dinlemek oluyor ya da bu aptal gazeteyi okumak.

Lois Lane is the best crime reporter this paper ever had.

Lois Lane bu gazeteye gelmiş en iyi suç muhabiri.

Do you have today's paper?

Bugünün gazetesi var mı?

Click to see more example sentences
paper belge

Doctors gave us all these special rules and papers for children with her condition.

Doktorlar bize onun durumundaki çocuklar için olan özel kuralları ve belgeleri verdi.

Do you have another paper?

Elinizde başka bir belge var mı?

And these court papers prove it.

Bu mahkeme belgeleri de bunun kanıtı.

Click to see more example sentences
paper evrak

There could be money in the pocket, or I don't know, important papers.

Cebinde para olabilir ya da ne bileyim ben, önemli evraklar olabilir.

No, there are no papers.

Hayır, hiç evrak yok.

Got any papers?

Evrak var mı?

Click to see more example sentences
paper yazı

Always the same red paper the same beautiful black writing.

Her zaman aynı kırmızı kağıttan aynı güzel siyah yazı.

I have a paper to write.

Ben yazmak için bir kağıt var.

A piece of paper and it says "Ross".

Bir kâğıt parçası ve üzerinde "Ross" yazıyor.

Click to see more example sentences
paper önemsiz

This paper could be important.

Bu kağıt önemli olabilir.

These are very important, sensitive scientific papers.

Bunlar çok önemli ve hassas bilimsel makaleler.

These are my important papers, Jeremy.

Onlar benim önemli kağıtlarım, Jeremy.

Click to see more example sentences
paper makale

Please doctor, come on in Yes, precisely today there was an article published on the paper

Lütfen, doktor, içeri gelin! Evet, evet! Tam da bugün gazetede bir makale yayınlanmıştı

These are very important, sensitive scientific papers.

Bunlar çok önemli ve hassas bilimsel makaleler.

I wrote that paper.

O makaleyi ben yazdım.

Click to see more example sentences
paper kâğıt para

Money will always be paper but gold will always be gold.

Para her zaman bir kağıt, ama altın her zaman altın!

This is real money, paper, things.

Bu gerçek para, kağıt ve şeyler.

And I gave him money."Go buy the paper,

Ve ben ona para verdim.", Kağıdı satın git

Click to see more example sentences
paper duvar kâğıdı

No papers, no books only empty walls.

Kağıt yok, kitap yok. Sadece boş duvarlar.

The walls is like paper, but I hear nothing.

Duvarlar kağıt gibidir. Ama ben hiçbir şey duymadım.

The walls are paper thin.

Duvarlar kağıt kadar ince.

Click to see more example sentences
paper ince

Do you ever feel Feel so paper thin

Hiç hissettin mi, bir kağıt kadar ince?

The walls are paper thin.

Duvarlar kağıt kadar ince.

This paper's too thin.

Bu kağıt fazla ince.

Click to see more example sentences
paper ödev

That'd make a good paper.

Bu iyi bir ödev olur.

No, it's actually about Jenny's paper.

Hayır, aslında Jenny'nin ödevi hakkında.

I'm doing a paper about John Gacy

John Gacy hakkında bir ödev hazırlıyorum.

Click to see more example sentences
paper kağıttan yapılmış

Well, it's a rose that's made out of paper.

Şey, bir gül o ama kağıttan yapılmış. Kağıt mı?

Even the Ryslampa wire lamps of environmentally-friendly unbleached paper.

Hatta çevre dostu, beyazlatılmamış kağıttan yapılan Ryslampa abajurları.

Just this folded-up bird made of paper.

Sadece bu kağıttan katlanarak yapılma kuş.

paper rapor

It's for a research paper.

Bir araştırma raporu için.

Every paper, every exercise.

Her raporu, her alıştırmayı.