English-Turkish translations for perfectly:

kusursuzca · tamamen · gayet · eksiksiz · other translations

perfectly kusursuzca

But the world isn't perfect and I want to help.

Ama dünya kusursuz değil. Ve ben yardım etmek istiyorum.

No, no, everything is perfect.

Hayır, her şey kusursuz işliyor.

It's the perfect place to start.

Başlamak için kusursuz bir yer.

Click to see more example sentences
perfectly tamamen

That house sounds perfectly safe to me." And that was that.

O ev bana tamamen güvenli bir yer gibi geliyor.

It's a perfectly terrible idea.

Bu tamamen berbat bir fikir.

Relax, he's perfectly normal and smart.

Rahatla, tamamen normal ve zeki biri.

Click to see more example sentences
perfectly gayet

I know the place isn't perfect, but it's a great place for a couple.

Biliyorum harika bir yer değil, ama bir çift için gayet uygun. Gerçekten.

You know perfectly well that's impossible.

Gayet iyi biliyorsun. Bu imkansız.

That's perfectly normal for a woman at this stage, Doug.

Bu aşamadaki bir kadın için gayet normal, Doug.

Click to see more example sentences
perfectly eksiksiz

You, complete and perfect man!

Seni eksiksiz ve mükemmel adam!