English-Turkish translations for personality:

kişi · kişilikli, kişilik · şahıs · karakter · şahsiyet · benlik · other translations

personality kişi

But I won't, because there's at least one person who wants me here and that's good enough for me.

Ama gitmem, çünkü burada beni isteyen en azından bir kişi var ve bu benim için yeterli.

Oh, what is this, a personal matter between you two?

Ne bu, ikiniz arasındaki kişisel bir mesele mi?

It's a very, very personal story.

Çok, çok kişisel bir hikaye.

Click to see more example sentences
personality kişilikli, kişilik

I love her as much as I love you but she's a different person.

Onu da en az senin kadar seviyorum ama o da başka bir kişilik.

You got a great personality.

çok güzel bir kişiliğin var.

Paranoid personality disorder.

Paranoyak kişilik bozukluğu.

Click to see more example sentences
personality şahıs

She's not a missing person.

O kayıp bir şahıs değil.

This person is important.

Bu şahıs önemli biri.

This is a missing person form.

Bu bir kayıp şahıs formu.

Click to see more example sentences
personality karakter

Listen, I'm a great judge of character, and I know you're a good person.

Bak, ben karakteri büyük bir hâkimim ve senin iyi bir insan olduğunu biliyorum.

It takes a strong individual to be gay in this world, Julia, a strong personality.

Bir eşcinsel olarak bu dünyada barınmak, güçlü bir karakter gerektirir, Julia ve güçlü bir kişilik.

He had a really unique personality.

Gerçekten eşsiz bir karakteri vardı.

Click to see more example sentences
personality şahsiyet

There are so many people in this world. And in a world with so many personalities,

Bu dünya da bir çok insan var. ve bu dünyada pek çok şahsiyet var.

Hey, she's not a person, is she, Betty?

O bir şahsiyet değil, değil mi Betty?

Sorry to bother you, Mr. Personality.

Rahatsız ettiğim için üzgünüm, Bay Şahsiyet.

Click to see more example sentences
personality benlik

It's not nonsense: wine and tobacco deprive the personality

Saçma değil: şarap ve tütün benliği mahrum bırakıyor.