English-Turkish translations for physical:

fiziksel · beden, bedensel · fiziki · muayene · somut · maddesel · mevcut · other translations

physical fiziksel

We've got no physical evidence, no fingerprints, no murder weapon, and the car isn't in his garage.

Elimizde fiziksel kanıt yok, parmak izi yok, cinayet silahı yok ve araba da adamın garajında değil.

And it's not just emotional. It's physical.

Sadece duygusal değil fiziksel olarak da.

I mean, physically, you know she's there.

Yani fiziksel olarak orada değil mi?

Click to see more example sentences
physical beden, bedensel

Where is your physical body now?

Fiziksel bedenin şu anda nerede?

A physical body

Fiziksel bir beden

There's a surprising lack of physical contact.

Şaşırtıcı bir şekilde bedensel temas yok.

Click to see more example sentences
physical fiziki

The physical characteristics aren't very distinct, so there's more work to be done.

Fiziki özellikleri çok belirgin değil, yani yapılacak daha çok var.

That's right, actually, physically dead.

Bu doğru, aslında, fiziki olarak öldüm.

Spiritual, physical, and emotional love.

Manevi, fiziki ve duygusal yönden.

Click to see more example sentences
physical muayene

A week ago, I go in for a routine physical, feeling fine.

Bir hafta önce, rutin bir muayene için gittim, iyi hissediyordum.

Nurse, I want him prepared for a full physical examination.

Hemşire, ben onun tam bir fiziksel muayene için hazırlanmasını istiyorum.

It's hard to tell from just physical examination.

Sadece muayene ile bir şey söylemek zor.

Click to see more example sentences
physical somut

Not a physical robbery.

Somut bir soygun değil.

Dead victim. No physical evidence.

Kurban ölmüş, somut kanıt yok.

physical maddesel

Spirits and the physical world should remain separate.

Ruhlar ve maddesel dünya birbirinden ayrı kalmalı.

physical mevcut

There is very little likelihood of physical danger.

Çok küçük de olsa bir fiziksel tehlike mevcut.