English-Turkish translations for plan:

plan · planlamak · yapmak · plan yapmak · planlı · düşünmek · fikir · hazırlamak · atmak · yol · şema · hedef · niyet · amaç · plan kurmak · düzenlemek · düşünce · tasarlamak · other translations

We also found translations for word plan in Turkish.

plan plan

Okay, I got a new plan, it's a better plan but I need your help, okay?

Pekala, yeni bir planım var, daha iyi bir plan ama yardımına ihtiyacım var, tamam mı?

Also not a very good plan.

Ayrıca çok iyi bir plan değil.

Give me some time. I'll come up with a plan.

Bana biraz zaman verin, yeni bir plan yapacağım.

Click to see more example sentences
plan planlamak

But they're planning something. And you, especially, know that's not our only problem.

Ama bir şeyler planlıyorlar ve özellikle sen biliyorsun ki tek sorunumuz bu değil.

But if Amanda's planning a war against the Graysons, then she's making a terrible mistake.

Ama eğer Amanda Grayson'lara karşı savaş açmayı planlıyorsa korkunç bir hata yapıyor.

Do you think he's planning something?

Sence bir şeyler mi planlıyor?

Click to see more example sentences
plan yapmak

Think of something. A plan. Something we could still do.

Bir şey düşün, bir plan, hâlâ yapmamız gereken bir şey.

I think you need a better plan.

Bence daha iyi bir plan yapmalısın.

I mean, did you did you have a plan for doing that, or

Yani, sen bunu yapmak için bir plan yaptın ya da

Click to see more example sentences
plan plan yapmak

Think of something. A plan. Something we could still do.

Bir şey düşün, bir plan, hâlâ yapmamız gereken bir şey.

We need a new game plan.

Yeni bir plan yapmamız lazım.

My father will have a better plan.

Babam daha iyi bir plan yapmıştır.

Click to see more example sentences
plan planlı

This was a planned attack.

Bu planlı bir saldırı.

I mean, it wasn't planned out.

Yani bu planlı bir değildi.

So it wasn't planned? No.

Yani planlı değil miydi?

Click to see more example sentences
plan düşünmek

Dude, I was thinking, I was, like, You know, I probably need a plan here but what plan?

Ahbap, düşünüyordum da, ben anlarsın ya, muhtemelen bir plana ihtiyacım var ama ne planı?

It's a good plan, I never thought of that.

Bu iyi bir plan, bunu asla düşünmemiştim.

Maybe he was planning on stealing one, and this is his homework.

Belki de bir tane çalmayı düşünüyordu ve bu da onun ev ödevi. Tamam.

Click to see more example sentences
plan fikir

I have no idea, but I've got a plan.

Hiçbir fikrim yok ama bir planım var.

You got any ideas for a Plan C?

C planı için bir fikrin var mı?

Maybe that's the wrong plan.

Belki bu yanlış bir fikirdir.

Click to see more example sentences
plan hazırlamak

He prepared a plan for us.

O bizim için bir plan hazırladı.

He's prepared a plan for us.

Bizim için bir plan hazırladı.

The girls have something planned for me.

Kızlar benim için bir şeyler hazırlamış.

Click to see more example sentences
plan atmak

So you got big plans for this little horse?

Bu küçük at için planlarınız var mı?

But you jeopardized the plan.

Ama sen planı tehlikeye attın.

His human imperfection endangers the plan.

Onun insani kusurları planı tehlikeye atıyor.

Click to see more example sentences
plan yol

So it's a big step, and he's got a long journey and great plans.

Bu çok büyük bir adım önünde uzun bir yol var büyük planlar.

In a month, if all goes as planned.

Her şey yolunda giderse bir ay içinde.

Everything's okay, and we're going to plan "B.

Her şey yolunda ve plan B'ye geçiyoruz.

Click to see more example sentences
plan şema

He'd download schematics and plans and drop them for me in the tunnel.

O şemaları ve planları indirecek ve benim için tünele bırakacaktı.

Schematics, detailed plan.

Şemalar, ayrıntılı plan.

Two more of those damned plans, Mr. Fredersen

Bay Fredersen, bu lanet şemalardan iki tane daha bulduk.

Click to see more example sentences
plan hedef

Now you had a target, but you needed a plan.

Artık bir hedefin vardı. Ama hala bir planın yoktu.

Cortez would not behind a target without a plan of action.

Cortez bir eylem planı olmayan bir hedef arkasında olmaz.

If all goes as planned, the humongonauts' next target should be this old, abandoned boat repair shop.

Eğer her şey yolunda giderse Humongonauts'ların yeni hedefi bu eski, terk edilmiş bot tamir dükkanı olacak.

Click to see more example sentences
plan niyet

No, and I don't plan to.

Hayır ve hiç niyetim yok.

I don't plan on it, Betty.

Öyle bir niyetim yok, Betty.

Yeah, I wasn't planning to.

Evet, öyle bir niyetim yoktu.

Click to see more example sentences
plan amaç

Joseph, God has a plan and a purpose for you.

Yusuf, Tanrı'nın senin için bir planı ve amacı var.

Every purpose requires a plan.

Her amaç bir plan gerektirir.

Perhaps, but understand you My plans erroneous.

Belki de.. Ama benim amacımı yanlış anladınız!

plan plan kurmak

Your clever plan has sent an innocent soul to purgatory!

Zekice kurduğun plan, masum bir ruhu Araf'a gönderdi!

Letu Realty and UPCS plan to establish a cultural village.

Letu Realty ve UPCS'nin planı kültürel bir köy kurmak.

plan düzenlemek

Then explain to me why you're planning your shame's funeral?

Peki o zaman bana utancının cenazesini düzenlediğini açıkla.

plan düşünce

Now, what What kind of a plan is that?

Şimdi, ne Ne biçim bir düşünce bu?

plan tasarlamak

Pious men designed this plan.

Bu planı dindar insanlar tasarladı.