English-Turkish translations for plastic:

plastik · estetik · naylon · yumuşak · other translations

plastic plastik

Either the world's most talented plastic surgeon works here Or you're not ellis grey.

Ya dünyanın en yetenekli plastik cerrahı burada çalışıyor ya da sen Ellis Grey değilsin.

That's not a real arm, it's plastic.

O gerçek bir kol değil, plastik.

What kind of plastic, man?

Ne tarz bir plastik adamım?

Click to see more example sentences
plastic estetik

I think she's a little young for plastic surgery, don't you think?

Sanırım estetik ameliyat için biraz genç, sen de öyle düşünmüyor musun?

Because I don't want to have plastic surgery.

Çünkü ben de estetik ameliyat yaptırmak istemiyorum.

You want plastic surgery?

Estetik ameliyat istiyorsun?

Click to see more example sentences
plastic naylon

I'll get some plastic before practice.

Ben de biraz naylon getireyim.

Today is No Plastic Bag Day.

Bugün Naylon Torbaya Hayır Günü.

Paper or plastic, sir?

Kağıt mı, naylon mu bayım?

Click to see more example sentences
plastic yumuşak

Salt is similar to ice because it's soft and plastic, which is why it flows.

Tuz buza benziyor çünkü yumuşak ve plastik, bu yüzden o da akıyor.

Yeah, the one with the huge squishy balls and the long plastic thingy.

Evet, şöyle büyük yumuşak topları olan, ve uzun plastik bir şey.