English-Turkish translations for police:

polis, polisler · karakol · emniyet · polislik · polisiye · jandarma · other translations

We also found translations for word poliçe in Turkish.

police polis, polisler

Police don't believe me, you don't believe me, so tell me, what do you want to talk about?

Ne polis ne de sen bana inanıyorsun, bu yüzden söylesene, ne hakkında konuşmak istiyorsun?

Earlier this morning, a police officer came to the school.

Bu sabah erken saatlerde, bir polis memuru okula geldi.

I heard about the police officer.

Ben polis memuru hakkında duydum.

Click to see more example sentences
police karakol

Hey, this is a police station I didn't do anything!

Hey, burası polis karakolu. Ben bir şey yapmadım!

A beautiful day to go to a police station

Karakola gitmek için, ne güzel bir gün.

Wait. Is that a police station?

Durun bu bir karakol mu?

Click to see more example sentences
police emniyet

Ladies and gentlemen, welcome to the Police Courage Awards.

Bayanlar ve baylar Emniyet Cesaret Ödülleri'ne hoş geldiniz.

Detective Linden, Holder, Seattle Police Department.

Seattle Emniyeti'nden Dedektif Linden ve Holder.

This is my colleague Martin from Copenhagen police.

Bu da Kopenhag Emniyeti'nden meslektaşım Martin Rohde.

Click to see more example sentences
police polislik

Like I said, sir, it's police business.

Dediğim gibi, efendim, bu polislik bir iş.

Curtis, we've got a police situation outside.

Curtis, dışarıda polislik bir durum var.

Well, that sounds more like police work, Ms. Tuck.

Bu daha çok, polislik bir gibi Bayan Tuck.

Click to see more example sentences
police polisiye

Yeah, I've got a police emergency.

Polisiye bir acil durum var.

Police work's a guessing game for you?

Polisiye işler bir tahmin oyunu mu senin için?

The Army's not some big green police machine.

Ordu büyük ve yeşil bir polisiye makine değildir.

Click to see more example sentences
police jandarma

Mehrolah, your mom has married a police officer

Mehrullah, annen bir jandarma memuru ile evlendi.

Mehrolah, Mehrolah it's the police he's coming here.

Mehrullah, Mehrullah Şu Jandarma, Jandarma buraya geliyor, kaç.