English-Turkish translations for pool:

havuz · birleştirmek · yüzme havuzu · bilardo · gölet · havuzcu · other translations

pool havuz

Call me later, but this house has a pool and a tennis court.

Beni sonra ara, bu evin bir havuz ve tenis sahası var.

Or at least the pool area?

Ya da en azından havuzu?

Strange, I've always thought you've got a swimming pool.

Garip. Her zaman bir yüzme havuzun olduğunu düşünürdüm

Click to see more example sentences
pool birleştirmek

Call me later, but this house has a pool and a tennis court.

Beni sonra ara, bu evin bir havuz ve tenis sahası var.

He's got a big house, beautiful pool, car.

Kocaman bir evi, güzel bir havuzu ve arabası var.

Oh God! you've such a big swimming pool in your room

Aman Tanrım! Odanızda böyle büyük bir yüzme havuzu var

Click to see more example sentences
pool yüzme havuzu

Say, there's a pool where I live and I don't have a roommate anymore.

Yaşadığım yerde yüzme havuzu var ve artık bir oda arkadaşım yok.

Oh God! you've such a big swimming pool in your room

Aman Tanrım! Odanızda böyle büyük bir yüzme havuzu var

There's a tennis court, two swimming pools, indoor and outdoor it's kind of crazy.

Bir tenis kortu kapalı ve açık iki yüzme havuzu var. Çılgın bir yer.

Click to see more example sentences
pool bilardo

Well, I got a date with a pool table.

Ben bilardo masası ile bir randevum var.

I brought you a coffee and we played pool.

Sana bir kahve getirdim ve bilardo oynadık.

Thank you for the pool.

Bilardo için sağ ol.

Click to see more example sentences
pool gölet

Sometimes in big, wide pools. Sometimes in little spatters.

Bazen büyük, geniş göletler halinde, bazen küçük lekeler halinde.

pool havuzcu

The pool man, Handy Mandez?

Havuzcu adam, Handy Mandez?