preferences

Now, he tells me "You're not a good mother you prefer your work to me.

Şimdi de bana "Sen iyi bir anne değilsin, işini bana tercih ediyorsun." diyor.

She's not here, and it's just a dress. Which one do you prefer?

O burada değil ve bu sadece bir elbise hangisini tercih ederdin?

We'd take you, but I'm sure you prefer a new girl friend to an old pal.

Seni de alırdık ama eminim ki, yeni bir kız arkadaşı eski bir dosta tercih edersin.

Perhaps you'd prefer something a little stronger.

Belki biraz daha sert bir şey tercih edersin.

No, you are my preferred guest and I have prepared a special menu just for you tonight.

Hayır, siz benim özel misafirimsiniz ve bu akşam sadece size özel bir menü hazırladım.

Oh, thank you very much, but I prefer coffee.

Çok teşekkür ederim ama kahveyi tercih ederim.

Now, for the best results, the Ouija should be used by two people, preferably a man and a woman.

En iyi sonuç için, Ouija iki kişi tarafından kullanılmalıdır. Tercihen bir kadın ve bir erkek

Mm. He's sweet and funny, and we both prefer animals over people.

O sevimli ve komik ve ikimizde insanlar yerine hayvanları tercih ediyoruz.

That's why you prefer staying with a powerful man?

Bu yüzden mi güçlü bir adamla kalmayı tercih ediyorsun?

Thanks but I prefer to walk, like everyone else.

Sağ ol, ama herkes gibi yürümeyi tercih ederim.