English-Turkish translations for preservative:

koruyan · koruyucu · saklayan · koruyucu madde · other translations

preservative koruyan

It's an experiment, madame, to to protect the blossoms from daylight, to preserve the scent better.

Bu bir deney, Bayan. Çiçekleri gün ışığından korumak ve kokuyu daha iyi muhafaza etmek için.

Oh, angels and saints preserve us!

Melekler ve azizler bizi koruyun.

It appears to be something preserved between two pieces of acrylic.

İki parça akrilik arasında korunan bir şey gibi görünüyor.

Click to see more example sentences
preservative koruyucu

Carbonated water, citric acid, corn syrup artificial raspberry flavoring vegetable colors and preservative.

Karbonatlı su, sitrik asit, mısır şurubu suni ahududu tadı sebze renkleri ve koruyucular.

Çarbonated water, citric acid, corn syrup artificial raspberry flavoring vegetable colors and preservative.

Karbonatlı su, sitrik asit, mısır şurubu suni ahududu tadı sebze renkleri ve koruyucular.

There are no preservatives, no artificial flavors, all organic and all natural.

Hiçbir koruyucu yok hiçbir yapay tat yok; hepsi organik hepsi doğal.

Click to see more example sentences
preservative saklayan

Is it possible to preserve this?

Bunu saklamak mümkün olabilir mi?

I'd like to preserve you.

Ben seni saklamak istiyorum.

Decoupage is a great way to preserve memories, Evander.

Dekupaj, anıları saklamak için harika bir yoldur.

Click to see more example sentences
preservative koruyucu madde

Dimethyl sulfoxide, isn't that a preservative?

Dimetil sülfoksit, koruyucu katkı maddesi değil mi?

There's no preservatives in anything.

Hiçbir yiyecekte koruyucu madde yok.