English-Turkish translations for principal:

müdür · okul müdürü · müdire · prensip · temel · büyük · başkan · baş, başlıca · şef · fail · other translations

principal müdür

You wanted to see me again, Principal Victoria?

Yine beni görmek mi istediniz, Müdüre Victoria?

Sorry, comrade principal, just to ask gentleman something.

Özür dilerim yoldaş müdür. Beylere bir şey soracağım sadece.

This is Vice Principal Davis.

Ben Müdür Yardımcısı Davis.

Click to see more example sentences
principal okul müdürü

If you were a landlord, and I a school principal

Sen de ev sahibi ve bir okulun müdürü olsaydın.

I am not the principal.

Ben okul müdürü değilim.

John, this is your new principal, Mr Galvin.

John bu da yeni okul müdürün Bay Galvin.

Click to see more example sentences
principal müdire

This stupid school and its stupid principal have gone too far this time!

Bu aptal okul ve beyinsiz müdiresi bu sefer çok ileri gitti!

Kelsey told Principal Sanchez about everything, including the pills.

Kelsey Müdire Sanchez'e her şeyi anlatmış. Haplar da dahil.

We are not animals, Principal Stark!

Biz hayvan değiliz, Müdire Stark!

Click to see more example sentences
principal prensip

Do you have the slightest idea what a moral and ethical principal is? Do you?

Hiç bir fikrin var bir ahlaki prensip ne demek? fikrin var mı?

Do you have the slightest idea.. .. .. what a moral and ethical principal is?

Hic bir fikrin var mı.. .. .. .bir ahlaki prensip ne demek?

I understand Wade Messer worked principally for you.

Anladığım kadarıyla Wade Messer prensipte senin için çalışıyordu.

Click to see more example sentences
principal temel

I am Dr. Adrian Helmsley principal scientific advisor former president

Ben Dr. Adrian Helmsley Temel bilimsel danışmanı eski cumhurbaşkanın.

Acting Principal Coulson.

Temel Hareket Coulson.

The Victoria principal diet.

Temel Victoria diyeti ile

Click to see more example sentences
principal büyük

Principal partner, Simonson, Borden and Santini.

Simonson, Borden ve Santini firmasının büyük ortağı.

My successors, your forefathers, your father turned this principality into a strong state.

Benden sonra gelenler, dedelerin, baban bu beyliği büyük bir devlet yaptılar.

Principal's a big job.

Müdür olmak büyük bir iş.

Click to see more example sentences
principal başkan

Actually, Principal Skinner, I'm here to talk about something else cheating!

Aslında Müdür Skinner başka bir şey hakkında konuşmak için geldim. Kopya!

President and a principal, must be a busy woman!

Başkan ve müdür,.. Çok meşgul bir kadın olmalısınız.

Principal Cole, I'll show you what else.

Müdür Cole, size başka ne var göstereceğim.

principal baş, başlıca

And for a while, that was their principal source of profit.

Ve bir süre için bu onların başlıca kar kaynağı oldu.

Tell him the principal investor is Raymond Tusk. Raymond Tusk.

Ona baş yatırımcının Raymond Tusk olduğunu söyle. Raymond Tusk.

principal şef

Bernard Wooley, Principal Private Secretary.

Bernard Wooley, Özel Sekreterlik Şefi.

principal fail

Give me the principals' names again.

Faillerin isimlerini bir daha söyle.