English-Turkish translations for private:

özellik, özel · er · asker · kişisel · gizli · şahsi · kişiye özel · ait · has · hususi · mahrem · other translations

private özellik, özel

Well, like I said, I don't know much about her private life.

Dediğim gibi, onun özel hayatı hakkında fazla bir şey bilmiyorum.

I'm afraid that's a private matter.

Korkarım, bu özel bir mesele.

That's a private joke.

Bu özel bir şakaydı.

Click to see more example sentences
private er

And a young American private was killed.

Ve genç bir Amerikalı er öldürüldü.

That's an order, Private Gibson.

Bu bir emirdir, er Gibson.

Private Davis, sir.

Er Davis, efendim.

Click to see more example sentences
private asker

The good news is there's hope for you, Private.

İyi haber, senin için umut var asker.

We're looking for Private James Ryan.

Biz, James Ryan adında bir asker arıyoruz.

Private, is this really necessary?

Asker, bu gerçekten gerekli mi?

Click to see more example sentences
private kişisel

It's a long story, a private and personal matter.

Bu uzun hikaye, özel ve kişisel bir mesele.

It's a personal, private matter.

Kişisel, özel bir mesele.

But it isn't private.

Ama bu kişisel değil ki.

Click to see more example sentences
private gizli

I'm sorry, ma'am, this is a private meeting.

Özür dilerim hanımefendi, bu gizli bir toplantı.

This place is secret, it's private.

Burası çok gizli ve özel bir yer.

It's very quiet and private.

Çok sessiz ve gizlidir.

Click to see more example sentences
private şahsi

Look, dude, it's a private party.

Dostum, bak, bu şahsi bir parti.

It is a private matter, sir.

Bu şahsi bir konudur, efendim.

It's a private thought.

Bu şahsi bir fikir.

Click to see more example sentences
private kişiye özel

It's a long story, a private and personal matter.

Bu uzun hikaye, özel ve kişisel bir mesele.

It's a personal, private matter.

Kişisel, özel bir mesele.

They're personal and private to me,

Onlar benim için kişisel ve özel,

Click to see more example sentences
private ait

Well, it's. a sort of private club.

Şey, o bir. bir çeşit özel kulübe ait.

You got your own private little zoo.

Kendine ait küçük bir hayvanat bahçen var.

You're looking at your own private two-person leper colony.

Sen kendine ait iki kişilik cüzzamlı kolonine bakıyorsun.

Click to see more example sentences
private has

Machine only for private patient.

Alet sadece özel hastalar için.

Presenting Sarah Tuddle's Private Very Special Space Camp!

Karşınızda Sarah Tuddle'a has çok özel Uzay Kampı!

private hususi

No, this is a private matter.

Hayır, bu hususi bir mesele.

Private home, yes.

Hususi ev, evet.

private mahrem

Their intense privateness, that need to withdraw.

Ve mahrem dünyalarına düşkünlükleri. Geri çekilme ihtiyacı.