English-Turkish translations for probably:

muhtemelen · ihtimal · belki · herhalde · galiba · tahminen · other translations

probably muhtemelen

Well, good, that's very good, because they can probably help you out a lot more than I can.

Güzel, bu çok güzel. Çünkü muhtemelen onlar sana benden daha çok yardım eder. Bilemiyorum ben

Probably a few days.

Muhtemelen bir kaç gün.

It's probably not important at all.

Muhtemelen önemli bir şey değildir.

Click to see more example sentences
probably ihtimal

Yeah, this is probably not a good thing.

Evet, bu büyük ihtimalle iyi bir şey değildir.

Don't worry, it's probably not your fault.

Endişelenme, büyük ihtimalle senin hatan değildir.

Which is probably what killed her.

Onu da öldüren şey büyük ihtimalle bu.

Click to see more example sentences
probably belki

This is a very special day for my sister, probably the most important of her life.

Bugün kız kardeşim için çok önemli bir gün, belki de hayatının en önemli günü.

Who knows, probably already dead.

Kim bilir, belki de çoktan ölmüştür.

Probably not today, but

Bugün olmaz belki ama

Click to see more example sentences
probably herhalde

Your mother and I have a complicated relationship and it's probably difficult for you to be here.

Annen ve benim karmaşık bir ilişkimiz var ve Burada olmak senin için zordur herhalde.

God, it's new and probably too short but

Tanrım, yeni ve herhalde fazla kısa ama Hayır.

Probably not a million dollars.

Bir milyon dolar değildir herhalde.

Click to see more example sentences
probably galiba

It's probably not a bad idea.

Galiba kötü bir fikir değil.

Yeah, you're probably right but it don't matter now.

Evet, galiba haklısın ama bunun artık önemi yok.

I'd invite you out for coffee, but it's probably a bad idea.

Seni kahve içmeye davet ederdim, ama Galiba kötü bir fikir.

Click to see more example sentences
probably tahminen

Because they daren't face an enquiry because Miss Froy's probably still somewhere on the train.

Çünkü bir kargaşaya karışmak istemiyorlar çünkü Bayan Froy tahminen halen trende bir yerde.

Because Miss Froy is probably still somewhere on this train.

Çünkü Bayan Froy tahminen hâlâ bu trende bir yerde.

Mata Hari was probably innocent, you know.

Mata Hari tahminen masumdu biliyor musun?

Click to see more example sentences