English-Turkish translations for progress:

ilerlemek, ilerleme · gelişme · gelişim · devam etme, devam etmek · süreç · ilerleyiş · kalkınma · other translations

progress ilerlemek, ilerleme

Without the original Project Alice progress has been difficult.

Orijinal Alice projesi olmadan ilerleme kaydetmek zor oldu.

Artie, this is progress, right?

Artie, bu ilerleme değil mi?

Any progress with the ship?

Gemide bir ilerleme var mı?

Click to see more example sentences
progress gelişme

Man: Okay, well, this is progress, isn't it?

Tamam, bu bir gelişme öyle değil mi?

Yes, yes, it's progress, I think.

Evet. Bence bu bir gelişme.

But we have made progress.

Ama, biz gelişme kaydettik.

Click to see more example sentences
progress gelişim

Sorry, babe, but it's not just a progress report for Grace.

Üzgünüm bebeğim ama bu sadece Grace için bir gelişim raporu değil.

Children, this is progress!

Çocuklar, bu bir gelişim!

I've got some progress reports.

Birkaç gelişim raporu var.

Click to see more example sentences
progress devam etme, devam etmek

We have breakfast for three and delivery in progress.

Kahvaltıda üç kişi var, teslimat devam ediyor.

Alert, dimensional energy flares in progress.

Alarm, boyutsal enerji parlaması devam ediyor.

The digging continues, but progress is fatally slow.

Kazı çalışmaları devam ediyor ama ilerleme çok yavaş.

Click to see more example sentences
progress süreç

This is progress, Jim.

Bu bir süreç Jim.

You see, therapy is an ongoing process, and the progress is incremental.

Biliyorsun, terapi devam eden bir süreçtir, ve ilerleme adım adım sağlanır.

I want a full progress report and POs today.

Bugün, tam süreç raporu ve bilgi istiyorum.

Click to see more example sentences
progress ilerleyiş

In this world, there's a kind of painful progress.

Bu dünyada acı verici bir ilerleyiş vardır.

If that happens, our country's technological progress will be greatly impeded, please understand that

Eğer bu olursa, ülkemizin teknolojik ilerleyişi büyük bir şekilde kesilecek, lütfen bunu anla.

Progression's too fast.

İlerleyiş çok hızlı.

progress kalkınma

Employment, development, progress".

İstihdam, kalkınma, ilerleme".