protects

Hi, honey. is everything all right? He'll do anything to protect his family.

Merhaba tatlım, her şey yolunda mı? ailesini korumak için her şeyi yapar.

And for the next five years, uh I didn't do anything to protect us from him.

Ve ondan sonra ki beş yıl ondan bizi korumak için hiçbir şey yapmadım.

I wanted to become a cop to protect people, to make them feel happy and safe.

Ben insanları korumak için polis oldum. Onları mutlu etmek ve güvende hissettirmek için.

Okay, maybe not so good, but it's better than you trying to plant evidence to protect me.

Tamam, belki de o kadar iyi değildir, ama beni korumak için kanıt yerleştirmenden daha iyi.

This ain't just for your protection, you know. It's for the whole goddamn town.

Biliyorsun, bu sadece seni korumak için değil, bütün kahrolası şehir için.

So that means it's your job to protect him and my job to protect you.

Yani bu demek oluyor ki, onu korumak senin görevin sizi korumak da benim görevim.

I don't know why you're here, but please protect him.

Neden burada olduğunu bilmiyorum, ama lütfen onu koru.

I'm asking you as a friend and a fellow citizen, protect me, but here in Los Angeles.

Senden bir arkadaş ve bir yurttaş olarak rica ediyorum. Beni koru ama burada, Los Angeles'ta.

Or maybe she knows what he's done and is trying to protect him.

Ya da adamın ne yaptığını biliyor ve onu korumaya çalışıyor.

I'm just trying to protect you, arthur. my name is scott!

Ben yalnızca seni korumaya çalışıyorum, Arthur. Benim adım Scott!