English-Turkish translations for quantity:

miktar · büyük miktar · nicelik · sayı · oran · other translations

quantity miktar

There's nothing as dangerous as large quantities of money.

Büyük miktarda para kadar tehlikeli bir şey yok.

But the quantity does not exist.

Ama bu miktar mevcut değil.

Phoebe, it's not about quantity.

Phoebe, önemli olan miktar değil.

Click to see more example sentences
quantity büyük miktar

There's nothing as dangerous as large quantities of money.

Büyük miktarda para kadar tehlikeli bir şey yok.

large quantities of water on this road.

Bu yolda büyük miktarda su var.

Their genomics industry demands a huge quantity of biomatter for wombtanks.

Genom sanayisine, rahim tankları için büyük miktarlarda bio-madde gerekiyor.

Click to see more example sentences
quantity nicelik

But I think there's a big difference between quality and quantity.

Ama bence nitelik ve nicelik arasında büyük bir fark var.

Three books and ten reports is impressive, but quantity is less relevant than quality.

Üç kitap ve on rapor etkileyici, ama nicelik değil, önemli olan niteliktir.

It's quantity, not quality.

Bu nicelik, nitelik değil.

Click to see more example sentences
quantity sayı

Mr. Fedowitz, you swallowed a significant quantity of plutonium.

Sayın Fedowitz, çok büyük miktarda plütonyum yuttunuz.

Quantity affects quality.

Sayı niteliği etkiler.

Is zero a quantity?

Sıfır" bir sayı mıdır?

quantity oran

Biochemically no different than eating large quantities of chocolate.

Biyokimyasal olarak büyük oranda çikolata yemekten farklı değil.