English-Turkish translations for random:

rastgele · rasgele · sıradan · gelişigüzel · tesadüfi · rastlantısal, rastlantı · tesadüf · rast · other translations

random rastgele

So life is meaningless, and all the pain and suffering is just blind, random chaos.

Yani hayat anlamsız ve tüm acılar ve dertler kör, rastgele bir kaos öyle mi?

I'll pick something random: parents and why they torture us.

Rastgele bir şey seçeyim. Ebeveynler ve neden bize işkence çektirdikleri.

So, we have to do something random.

O zaman rastgele bir şey yapacağız.

Click to see more example sentences
random rasgele

Sit down here a moment and read me something at random.

Bir dakika otur ve bana rasgele bir şeyler oku.

You think my daughter's just some random girl?

Kızımın sadece rasgele bir kız olduğunu mu düşünüyorsun?

That's not random.

Bu rasgele değil.

Click to see more example sentences
random sıradan

But the truth is he wasn't just a random thief.

Ama gerçek şu ki, o sıradan bir hırsız değildi.

You think this is a random robbery?

Sence bu sıradan bir soygun mu?

This isn't a random psycho?

Bu sıradan bir sapık değil mi?

Click to see more example sentences
random gelişigüzel

It's the sort of random action that makes me the better player.

Bir çeşit gelişigüzel aksiyondur beni daha iyi bir oyuncu yapan.

Our power isn't random and out of control anymore.

Artık gücümüz gelişigüzel ve kontrol dışı değil.

As a random, not a specific example.

Gelişigüzel yani, belirli bir örnek değil.

Click to see more example sentences
random tesadüfi

But if the quote isn't random, then what does that mean?

Peki alıntı tesadüfi değilse, o zaman bu ne anlama geliyor?

Well, maybe it wasn't so random.

Belki de o kadar tesadüfi değildir.

It's not a random kidnapping.

Tesadüfi adam kaçırma değil.

Click to see more example sentences
random rastlantısal, rastlantı

This definitely wasn't a random thing.

Bu kesinlikle rastlantısal bir şey değildi.

So everything is just random?

Yani her şey rastlantısal mı?

Is it ever a random thing?

Artık rastlantısal bir şey mi?

Click to see more example sentences
random tesadüf

This is not just some random coincidence.

Bu öyle sıradan bir tesadüf değil.

Okay, this is so random, but I'm actually a midwife.

Tamam, çok tesadüf oldu ama aslında ben bir ebeyim.

Chloe, what if it is not random?.

Chloe, Ya bu tesadüf değilse?

Click to see more example sentences
random rast

Mr. Kalinosky said the data was just random numbers.

Bay Kalinosky onların rast gele veri numaraları olduğunu söyledi.