English-Turkish translations for ready:

hazır, hazırlıklı · tamam · hazırlamak · hazır olma · eldeki · istekli · hazır para · hızlı · hazırlık · çabuk · gönüllü · kolay · other translations

ready hazır, hazırlıklı

Because I don't think I'm ready and I know how important it is to you.

Çünkü hazır olduğumu sanmıyorum ve bunun senin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum.

Yes, he's ready and you're ready, but I'm not. Do you hear?

Evet, o da hazır, sen de hazırsın ama ben değilim, duydun mu?

And now he's ready.

Ve o şimdi hazır.

Click to see more example sentences
ready tamam

Yes, and I'm not ready for this, okay?

Evet, ve bunun için hazır değilim, tamam mı?

I'll have a party ready for you, okay?

Sizin için bir parti yapacağım, tamam mı?

Look, I'll be home soon. You get everything ready, OK?

Yakında eve döneceğim Sen her şeyi hazırla, tamam mı?

Click to see more example sentences
ready hazırlamak

Look, I'll be home soon. You get everything ready, OK?

Yakında eve döneceğim Sen her şeyi hazırla, tamam mı?

Just have everything ready.

Sen sadece her şeyi hazırla.

Let's get it ready, baby.

Hadi şunu hazırla, bebeğim.

Click to see more example sentences
ready hazır olma

He just wasn't ready to be a father, and he knows that.

O sadece baba olmaya hazır değildi, kendisi de bunu biliyor.

No need to be ready.

Hazır olmaya gerek yok

You ready to be human again?

Tekrar insan olmaya hazır mısın?

Click to see more example sentences
ready eldeki

I've got two hands, I'm ready to work.

Bende de iki el var. Çalışmaya hazırım.

Eli, I'm ready.

Eli, ben hazırım.

Tell Peter the tea's ready and wash your hands.

Peter'a çayın hazır olduğunu söyle ve ellerini yıka.

Click to see more example sentences
ready istekli

Ready and willing.

Hazır ve istekli

They are ready, willing, and able, Your Honor.

Onlar hazır, istekli ve müsaitler Sayın Yargıç.

He's a good man, Halloran, ready and able.

Halloran iyi bir adam, istekli ve becerikli.

Click to see more example sentences
ready hazır para

You ready for the money?

Para için hazır değil misiniz?

And if you're still as mighty a fighter I'm ready to lend you the money.

Ve eğer hala o kudretli dövüşçüysen ben sana borç para için hazırım.

And is the money ready?

Para hazır peki?

Click to see more example sentences
ready hızlı

You ready for the fast part?

Hızlı kısım için hazır mısın?

I'm ready to go fast.

Hızlı gitmek için hazırım.

She comes at you fast, so be ready.

Sana hızla gelir bu yüzden hazır ol.

Click to see more example sentences
ready hazırlık

Colorado emergency management just turned this old armory into a readiness center last year.

Colorado acil durum yönetimi, bu eski cephaneliği daha geçen yıl Hazırlık Merkezi yaptı.

This is a surprise defense readiness test.

Bu bir sürpriz savunma hazırlığı testi.

Ben's got playgroup and French on Monday Gymboree on Tuesday, computer readiness on Thursday.

Ben'in oyun grubu ve Fransızca dersi Pazartesi günü. Beden eğitimine hazırlık Salı, bilgisayar hazırlık Perşembe.

Click to see more example sentences
ready çabuk

Come on, get ready, quickly!

Hadi, hazırlan, çabuk ol!

Hurry, quick, ready!

Acele et,çabuk, hazır!

Thanks for readying this so quickly.

Kadar çabuk bu readying için teşekkürler.

Click to see more example sentences
ready gönüllü

Ready and willing, Captain.

Gönüllü ve hazırım, Kaptan.

Is my volunteer ready?

Gönüllü hazır mı?

ready kolay

This one is not so easy, so get ready.

Bu soru pek kolay değil. Hazır olun.