English-Turkish translations for reality:

gerçek · gerçeklik · realite · asıl · other translations

reality gerçek

And then reality hits and no money and no real future, and then, you know

Sonra gerçekle karşılaştılar, para yok, gerçek bir gelecek yok ve sonra da, biliyorsun

This is the reality. And there's no way out.

Asıl gerçek bu ve buradan çıkış yok.

So, virtual reality is practically, totally real but not.

Yani sanal gerçeklik pratikte, tamamen gerçek ama aslında değil.

Click to see more example sentences
reality gerçeklik

Because in another reality, you and I are friends.

Çünkü başka bir gerçeklikte sen ve ben arkadaşız.

Maybe it was a past life or a parallel reality or a future life.

Belki de bu geçmiş yaşamdı ya da paralel gerçeklik ya da gelecek yaşantısı

What's that? An escape from reality or escape from responsibility?

Gerçeklikten bir kaçış mı, yoksa sorumluluktan bir kaçış mı?

Click to see more example sentences
reality realite

I have an idea for a new reality show.

Yeni bir realite şov için bir fikrim var.

This isn't some reality show.

Bu bir realite şovu değil ki.

Aunt Sara says it's called reality TV.

Sara hala bunun realite TV olduğunu söylüyor.

Click to see more example sentences
reality asıl

This is the reality. And there's no way out.

Asıl gerçek bu ve buradan çıkış yok.

This is a real call from actual reality.

Bu, asıl gerçeklikten gelen gerçek bir çağrı.

Reality never beats dreams.

Gerçek, hayalleri asla yenemez.